AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings revealed no statistically significant difference between A1 and B1 level levels (t = -0.157; p > .05), but a significant increase in intercultural sensitivity scores was observed when transitioning from B1 to C1 (t = -5.525; p < .05) and from A1 to C1 (t = -3.625; p < .05).
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This longitudinal mixed-methods study aims to examine the developmental dimension of the relationship between language proficiency levels and intercultural sensitivity of international students learning Turkish as a foreign language. The study was conducted with 24 students studying at Gazi University Turkish Language Learning Research and Application Center (TÖMER), who were measured at A1, B1, and C1 level, respectively; the ages of the participants ranged from 18 to 33, with an average age of 22.08 (ss = 4.88). Quantitative data were collected using the Intercultural Sensitivity Scale developed by Wang and Zhou (2016) and adapted into Turkish by Nazlı and Aşık (2022); the obtained scores were analyzed using the Dependent Samples t-test. The findings revealed no statistically significant difference between A1 and B1 level levels (t = -0.157; p > .05), but a significant increase in intercultural sensitivity scores was observed when transitioning from B1 to C1 (t = -5.525; p < .05) and from A1 to C1 (t = -3.625; p < .05). This finding indicates that the transition from intermediate-upper to advanced level constitutes a critical threshold in intercultural development. In the qualitative dimension of the research, data obtained from semi-structured interviews conducted with 13 students were examined through descriptive analysis; five main themes were identified: intercultural interaction, intercultural differences, effective communication, areas developed by intercultural communication, and the contribution of formal language teaching. It was found that, especially in advanced students, codes for developing empathy, self-awareness, broadening horizons, and accepting different ideas became more prominent; and that the role of teachers as cultural ambassadors and the use of empathetic language played a supportive role in this development. When quantitative and qualitative findings are evaluated together, it is concluded that language proficiency and intercultural sensitivity are simultaneous processes that progress at different rates; and that the transition from intermediate to advanced level constitutes a decisive turning point in this development. In this context, it is recommended that Turkish as a foreign language teaching programs be structured with integrated pedagogical approaches that center on intercultural sensitivity from the intermediate level onwards.
Özet
Bu boylamsal karma yöntemli araştırma, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen uluslararası öğrencilerin dil yeterlilik düzeyleri ile kültürlerarası duyarlılıkları arasındaki ilişkinin gelişimsel boyutunu incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, Gazi Üniversitesi Türkçe Öğrenim Araştırma, Uygulama Merkezinde (TÖMER) eğitim gören ve sırasıyla A1, B1 ve C1 kur düzeylerinde ölçüm alınan 24 öğrenici ile yürütülmüştür; katılımcıların yaşları 18-33 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 22,08'dir (ss = 4,88). Araştırmanın nicel verileri, Wang ve Zhou (2016) tarafından geliştirilen ve Nazlı ile Aşık (2022) tarafından Türkçeye uyarlanan Kültürlerarası Duyarlılık Ölçeği aracılığıyla toplanmış; elde edilen puanlar Bağımlı Örneklemler İçin t-testi ile analiz edilmiştir. Bulgular, A1 ile B1 kur düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olmadığını (t = -,157; p > .05), buna karşılık B1'den C1'e (t = -5,525; p < .05) ve A1'den C1'e (t = -3,625; p < .05) geçişte kültürlerarası duyarlılık puanlarında anlamlı bir artış yaşandığını ortaya koymuştur. Bu bulgu, orta-üst düzeyden ileri düzeye geçişin kültürlerarası gelişimde kritik bir eşik oluşturduğuna işaret etmektedir. Araştırmanın nitel boyutunda, 13 öğrenici ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla incelenmiş; kültürlerarası etkileşim, kültürlerarası farklar, etkili iletişim, kültürlerarası iletişimin geliştirdiği alanlar ve formal dil öğretiminin katkısı olmak üzere beş ana tema belirlenmiştir. Özellikle ileri düzey öğrencilerde empati geliştirme, öz farkındalık, ufuk genişlemesi ve farklı düşünceleri kabul etme kodlarının belirginleştiği; öğretmenlerin kültür elçisi rolü ve empatik dil kullanımının bu gelişimi destekleyici bir işlev üstlendiği tespit edilmiştir. Nicel ve nitel bulgular birlikte değerlendirildiğinde, dil yeterliliği ile kültürlerarası duyarlılığın eşzamanlı ancak farklı hızlarda ilerleyen süreçler olduğu; orta düzeyden ileri düzeye geçişin bu gelişimde belirleyici bir dönüm noktası oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi programlarının orta düzeyden itibaren kültürlerarası duyarlılığı merkeze alan bütünleşik pedagojik yaklaşımlarla yapılandırılması önerilmektedir.