AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis study focuses on an individual application decision of the Constitutional Court concerning this issue.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Although Article 125 of the Constitution stipulates that “judicial review shall be available against all acts and actions of the administration,” there are provisions in the Constitution and in statutes that exclude certain matters from judicial scrutiny. For instance, the decisions of the Supreme Election Council (Art. 79), certain decisions of the Supreme Military Council (Art. 125), and the decisions of the Council of Judges and Prosecutors other than those concerning dismissal from the profession (Art. 159) are exempt from judicial review. Whether the exclusion of some administrative acts from judicial control is compatible with the principle of the rule of law is a separate matter of debate. In respect of administrative acts, two types of judicial remedies exist: annulment actions and full remedy actions. It is a contentious issue whether the exclusion of judicial review covers only annulment actions or also includes full remedy actions. Divergent judicial decisions can be observed on this matter. This study focuses on an individual application decision of the Constitutional Court concerning this issue.
Özet
Anayasanın 125. maddesinde ““idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” hükmü yer almasına rağmen, Anayasada ve kanunlarda yargı yolunu kapayan hükümler bulunmaktadır. Mesela Anayasada Yüksek Seçim Kurulu kararları (m.79), Yüksek Askeri Şûra kararlarından bazıları (m.125), Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun meslekten çıkarma işlemi dışındaki kararları (m.159) yargı denetimi dışında bırakılmaktadır. Bazı idarî işlemlerin yargı denetimi dışında tutulmasının hukuk devleti ilkesi ile bağdaşıp bağdaşmadığı ayrı tartışma konusudur. İdarî işlemler bakımından “iptal davası” ve “tam yargı davası” şeklinde iki yargı yolu bulunmaktadır. Yargı yolunun kapatılmasının, iptal davasını yanında tam yargı davasını da kapsayıp kapsamadığı tartışma konusu olmaktadır. Bu konuda farklı yargı kararları bulunmaktadır. Bu çalışmada, Anayasa Mahkemesi’nin bu konuyla ilişkin bireysel başvuru kararı üzerinde durulacaktır.