AI Summary & Key Takeaways
AI InsightPresident and Fellows of Harvard College” and its differences from the Court’s previous precedents.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The concept of positive discrimination, or “affirmative action”, was first used in the early 1960s in the United States. This term was used to describe measures aimed at ending the discrimination that blacks or African Americans had faced for many years and its effects, and to increase their participation in areas such as employment and education, thereby promoting diversity in socio-economic life. Although the concept originated in the United States, the legitimacy of affirmative action remains highly controversial in the United States. U.S. Supreme Court, the United States’s highest judicial body, has fuelled the debate with its rulings. Indeed, the Court first examined affirmative action in 1978 in its decision on affirmative action in university admissions, “Regents of University of California v. Bakke”, and stated that affirmative action is lawful if certain conditions are met. However, in its 2023 decision in “Students for Fair Admissions v. President and Fellows of Harvard College”, which also concerned affirmative action in university admissions, the Court adopted a different approach from its previous precedents and took a stance against affirmative action. This paper examines the decision of “Students for Fair Admissions v. President and Fellows of Harvard College” and its differences from the Court’s previous precedents.
Özet
Pozitif ayrımcılık kavramı, “affirmative action” terimiyle ilk kez 1960lı yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde kullanılmaya başlamıştır. Bu kavram, siyahların uzun yıllar boyunca maruz kaldıkları ayrımcılık ile ayrımcılığın etkilerine son vermek ve siyahların istihdam, eğitim gibi alanlara katılımlarını artırarak sosyoekonomik hayatta çeşitliliği sağlamayı amaçlayan araçları ifade etmek için kullanılmıştır. Kavramın anavatanı Amerika Birleşik Devletleri olsa da pozitif ayrımcılığın meşruiyeti Amerika Birleşik Devletleri’nde halen oldukça tartışmalıdır. Ülkenin en yüksek yargı organı olan Federal Yüksek Mahkeme de verdiği kararlarla tartışmaları alevlendirmektedir. Nitekim Mahkeme, pozitif ayrımcılığı ilk kez 1978 yılında üniversitelere kabul sürecinde pozitif ayrımcılığa ilişkin verdiği “Regents of University of California v. Bakke” kararında incelemiş ve belirli şartları sağladığı takdirde pozitif ayrımcılığın hukuka uygun olduğunu ifade etmiştir. Lakin 2023 yılında verilen ve yine üniversitelere kabul sürecinde pozitif ayrımcılık uygulamalarına ilişkin olan “Students for Fair Admissions v. President and Fellows of Harvard College” kararıyla önceki içtihatlarından farklı bir yaklaşım belirleyerek pozitif ayrımcılığın karşısında bir tavır almıştır. Bu çalışma kapsamında da bahsi geçen karar ve bu kararın Mahkemenin önceki içtihadından farklılığı incelenmiştir.