AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that the space maintains sustainability by preserving its original character while being adapted to a new function.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The adaptation and reuse of architectural spaces for different functions over time has become an important field of research in contemporary design studies. Adaptive reuse is a multi-parameter process that involves not only physical transformation but also influences social and cultural continuity. Reuse practices appear not only in cultural heritage structures but also in buildings that have lost their original function, as well as in small-scale commercial or social spaces. In this context, the study examines the adaptive reuse process of a two-story corporate architectural office located in the Meram district of Konya, where the basement continues to function as an architectural office while the ground floor has been transformed into a concept café. The aim of the study is to interpret the concept of adaptive reuse through the spatial and functional dimensions of the transformation that occurred within a small-scale interior space. A case study method was adopted; the previous function of the space (office) and its new function (café) were evaluated comparatively through architectural interventions identified via observation and document analysis. The findings reveal that the space maintains sustainability by preserving its original character while being adapted to a new function. The study highlights the potential of small-scale transformation projects within the field of interior architecture in terms of sustainable use and continuity of identity.
Özet
Mimari mekânların zaman içinde farklı işlevlere uyarlanarak yeniden değerlendirilmesi, günümüzde tasarım alanında önemli bir araştırma alanıdır. Yeniden işlevlendirme (adaptive reuse), fiziksel dönüşümün yanı sıra sosyal ve kültürel sürekliliği etkileyen çok parametreli bir süreçtir. Yeniden kullanım kültürel miras yapılarının yanı sıra işlevini yitirilmiş ya da küçük ölçekli ticari veya sosyal alanlarda da karşımıza çıkmaktadır. Bu kapsamda çalışmada, Konya Meram ilçesinde yer alan iki katlı kurumsal bir mimarlık ofisinin bodrum katta mimarlık olarak devam edip, zemin katının konsept bir kafeye dönüşüm olarak yeniden işlevlendirme süreci incelenmiştir. Çalışmanın amacı, küçük ölçekli bir iç mekânda gerçekleşen dönüşümün yeniden işlevlendirme kavramını mekânsal ve işlevsel boyutları üzerinden okumaktır. Çalışmada yöntem olarak durum çalışması modeli benimsenmiş; mekânın önceki işlevi (ofis) ile yeni işlevi (kafe) gözlem ve belge analizi aracılığıyla yapılan mimari müdahaleler özelinde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, mekânın özgün karakterini koruyarak yeni işleve uyarlanmasında mekânın sürdürülebilirliği ortaya konmuştur. Çalışma, iç mimarlık disiplininde küçük ölçekli dönüşüm projelerinin, sürdürülebilir kullanım ve kimlik sürekliliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulamaktadır.Çalışmanın amacı, küçük ölçekli bir iç mekânda gerçekleşen bu dönüşüm üzerinden yeniden işlevlendirme kavramını mekânsal, işlevsel ve deneyimsel boyutlarıyla tartışmak ve benzer uygulamalara yönelik çıkarımlar sunmaktır. Çalışmada yöntem olarak durum çalışması modeli benimsenmiş; mekânın önceki işlevi (ofis) ile yeni işlevi (kafe) gözlem, belge analizi ve kullanıcı deneyimleri aracılığıyla karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, yeniden işlevlendirme sürecinin yalnızca mekânın fiziksel düzenini değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimi, sosyo-kültürel etkileşim ve işlevsel süreklilik unsurlarını da dönüştürdüğünü göstermektedir. Çalışma, iç mimarlık pratiğinde küçük ölçekli dönüşüm projelerinin, kentsel bağlamda sürdürülebilir kullanım ve kimlik sürekliliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulamaktadır.