AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConsequently, preserving this food tradition and transferring it to future generations is of strategic importance for the sustainability of Zile’s cultural identity.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Eating is considered not only a physiological need but also a way of life, a social experience, and a cultural activity. The cuisine of a region provides important insights into its social life, human relations, and daily practices. Local cuisines are generally based on regional products; when the variety of products is limited, different dishes are often prepared using the same ingredients. Types of food, meals, and their presentation vary according to time and place. In the Zile district of Tokat, vineyard culture is a fundamental aspect of socio-cultural and economic life. Almost every household has a vineyard, which functions not only as an agricultural production area but also as a space for connecting with nature, relaxation, and social interaction. This culture encompasses a rich culinary tradition that goes beyond picnics or grilling meat, including various dishes prepared and consumed within the vineyard environment. Local dishes such as Tokat kebab, roasted lamb, various soups, stuffed grape leaves, dolmas, eggplant and bean stews, bat, katmer, gözleme, gömbe, Tokat keşkek, fried dough (pişi), eggplant stew with pickles, pehlili eggplant and pilaf, pilaf with meat stew, semolina halva, egg salad, kısır, and water börek hold an important place in Zile’s vineyard culture. This study aims to identify and record the traditional culinary heritage shaped around the Zile vineyard culture within the context of collective memory. In terms of methodology, the study synthesizes qualitative research data based on participant observation, researcher experiences, and oral cultural transmissions spanning from the past to the present. The validity and verification of the gathered data were achieved through focus confirmation consultations with local resource persons (the elderly generation). The primary findings of the research reveal that Zile vineyard culture is not merely a production activity, but a socio-cultural structure that keeps collective memory alive through hospitality, social solidarity, unique culinary practices, and rituals in the context of cultural heritage. Consequently, preserving this food tradition and transferring it to future generations is of strategic importance for the sustainability of Zile’s cultural identity.
Özet
Yemek yemek, yalnızca fizyolojik bir ihtiyaçtan öte, bir yaşam biçimi, sosyal deneyim ve kültürel bir etkinlik olarak değerlendirilmektedir. Bir bölgenin mutfağı, sosyal yaşam, insan ilişkileri ve gündelik yaşam pratikleri hakkında önemli bilgiler sunar. Yerel mutfaklar genellikle bölgesel ürünlere dayanır; ürün çeşitliliğinin sınırlı olduğu durumlarda ise aynı malzemelerle farklı yemekler hazırlanır. Yemek türleri, öğünleri ve sunumları zamana ve mekâna göre değişmektedir. Tokat’ın Zile ilçesinde bağ kültürü, sosyokültürel ve ekonomik yaşamın temel unsurlarındandır. Hemen her hanenin bir bağı bulunur ve bu alanlar tarımsal üretim alanlarının ötesinde doğayla bütünleşme, dinlenme ve sosyal etkileşim mekânları olarak da işlev görmektedir. Bu kültür, yalnızca piknik veya mangalda et pişirme ile sınırlı olmayıp, bağ ortamında hazırlanan ve tüketilen çeşitli yemekleri kapsayan zengin bir geleneği oluşturur. Tokat kebabı, kuzu çevirme, çeşitli çorbalar, çeşitli yaprak sarmalar, dolmalar, patlıcan ve fasulye tavası, bat, katmer, gözleme, gömbe, Tokat keşkeği, pişi, patlıcan turşulu kavurma, pehlili patlıcan ve pilav, pilavlı tas kebabı, un helvası, yumurta piyazı, kısır, su böreği gibi birçok yöresel yemekler, Zile bağ kültüründe önemli bir yer tutmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Zile bağ kültürü ekseninde şekillenen geleneksel yemek mirasını toplumsal bellek bağlamında tespit etmek ve kayıt altına almaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi olan katılımcı gözlem, araştırmacı deneyimi ve geçmişten günümüze sözlü kültür aktarımlarına dayanan veriler sentezlenmiştir. Elde edilen verilerin geçerlilik doğrulaması yerel kaynak kişiler (yaşlı kuşak) ile yapılan odak teyit görüşmeleri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın temel bulguları, Zile bağ kültürünün sadece bir üretim faaliyeti olmadığını, misafirperverlik, toplumsal dayanışma ve kendine has mutfak pratikleri ve kültürel miras bağlamında ritüelleriyle kolektif hafızayı canlı tutan sosyo-kültürel bir yapı olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak bu yemek geleneğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması, Zile’nin kültürel kimliğinin sürdürülebilirliği açısından stratejik bir öneme sahiptir.