AI Summary & Key Takeaways
AI InsightTo remedy these problems, new regulations that also consider the theoretical aspect of the issue are needed.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Laws concerning the protection of animals in Turkish law have a history of about 20 years. Historically, animals have been considered property under Turkish law, and acts committed against them were punished on the grounds that they damaged human property. With the 2021 amendment, the legislator claimed to have changed this paradigm and accepted animals as "lives." It was argued that this goal was achieved by turning actions against animals, which were previously considered misdemeanors, into crimes. This study questions the validity of these claims and, by comparing the old and new provisions, attempts to reveal the new paradigm adopted in Turkish law. There are two schools of thought regarding the protection of animals through criminal law norms. The first accepts that acts against animals should be punished because they violate human interests, while the second accepts that animals can have their own interests. The 2021 amendment to Turkish law did not change the human-centered approach, did not recognize animals as subjects of rights, and did not accept that they have their own interests. In this respect, the regulations made are deficient, inconsistent with the legislator's claims, and contradictory in themselves. These provisions, which were created with populist motives, are far from solving the existing problem. To remedy these problems, new regulations that also consider the theoretical aspect of the issue are needed.
Özet
Türk hukukunda hayvanların korunmasına yönelik hükümler, yaklaşık 20 yıllık bir geçmişe sahiptir. Hayvanlar, Türk hukukunda tarihsel olarak eşya statüsünde kabul edilmekte ve onlara karşı işlenen fiiller insanların malvarlığına zarar vermesi dolayısıyla cezalandırılmakta idi. 2021 değişikliği ile kanun koyucu bu paradigmayı değiştirdiğini ve hayvanları birer “can” olarak kabul ettiğini iddia etmiştir. Hayvanlara karşı işlenen ve eskiden kabahat niteliğinde olan fiillerin suç haline getirilmesiyle bu amacın gerçekleştirildiği öne sürülmüştür. Bu çalışmada bu iddiaların doğruluğu sorgulanmış, eski ve yeni hükümlerin karşılaştırılması suretiyle Türk hukukunda benimsenen yeni paradigmanın ortaya çıkarılmasına çalışılmıştır. Hayvanların ceza hukuku normlarıyla korunmasına yönelik olarak, iki düşünce okulu mevcuttur. Bunlardan ilki hayvanlara karşı işlenen fiillerin insanların menfaatlerini ihlal ettiği için cezalandırılmasını kabul eden düşünce, ikincisi ise hayvanların kendi menfaatlerinin bulunabileceğini kabul eden düşüncedir. Türk hukukunda, 2021 yılında yapılan değişiklik, insan merkezli anlayışı değiştirmemiş, hayvanları hak süjesi olarak tanımamış ve onların kendi menfaatleri bulunduğunu kabul etmemiştir. Yapılan düzenlemeler bu yönüyle eksik, kanun koyucunun iddiaları ile tutarsız ve kendi içinde çelişkilidir. Popülist saiklerle ihdas edilmiş olan bu hükümler, mevcut sorunu çözmekten uzaktır. Bu sorunların giderilmesi için, meselenin teorik yönünü de dikkate alan yeni düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.