AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this regard, the findings offer meaningful implications for both academic literature and policymakers working toward more equitable workplaces.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Workplace gender equality remains a significant global challenge despite considerable advances in women’s educational attainment. This study aims to examine workplace gender equality attitudes and the demographic, economic, and cultural factors that shape them in Türkiye. Employing a quantitative, descriptive, and correlational design, the research utilized secondary data from the World Values Survey (WVS) Wave 7 Turkish sample (n=2415). The dependent variable was a Workplace Gender Equality Index constructed from four items measuring attitudes toward women’s labor force participation, leadership capabilities, and economic rights. Independent variables included income level, education, gender, age, employment status, religiosity, and the importance of God in life. Hierarchical multiple regression analysis revealed that income level was the strongest and most consistently positive predictor of gender equality attitudes among all variables examined. Religiosity and the importance of God in life significantly predicted more traditional attitudes, while women and individuals with higher levels of education exhibited more egalitarian orientations. Notably, employment status alone was not a significant predictor; this finding suggests that mere labor force participation is insufficient to drive attitude change, and that genuine economic empowerment plays a far more critical role. The study concludes that achieving workplace gender equality in Türkiye requires multi-faceted and holistic policy approaches that simultaneously address economic empowerment and cultural value transformation. In this regard, the findings offer meaningful implications for both academic literature and policymakers working toward more equitable workplaces.
Özet
İşyerinde toplumsal cinsiyet eşitliği, kadınların eğitim düzeyindeki kayda değer ilerlemelere rağmen küresel ölçekte önemli bir sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışma, Türkiye’de iş yerindeki toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik tutumları ve bu tutumları şekillendiren demografik, ekonomik ve kültürel faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Dünya Değerler Araştırması (WVS) 7. Dalga Türkiye örnekleminden (n=2415) elde edilen ikincil verileri kullanarak nicel, betimsel ve korelasyonel bir tasarım benimsemiştir. Bağımlı değişken olarak kadınların işgücüne katılımı, liderlik kapasiteleri ve ekonomik haklarına ilişkin tutumları ölçen dört maddeden oluşturulan İşyeri Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İndeksi kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler arasında gelir düzeyi, eğitim, cinsiyet, yaş, istihdam durumu, dindarlık ve Tanrı’nın yaşamdaki önemi yer almaktadır. Hiyerarşik çoklu regresyon analizi sonuçları, gelir düzeyinin toplumsal cinsiyet eşitliği tutumlarının tüm değişkenler arasında en güçlü ve pozitif yönlü açıklayıcısı olduğunu ortaya koymuştur. Dindarlık ve Tanrı’nın yaşamdaki önemi geleneksel tutumları negatif yönde ve anlamlı düzeyde açıklamış; kadınlar ve yüksek eğitim düzeyine sahip bireyler daha eşitlikçi tutumlar sergilemiştir. Bulgular ayrıca, istihdam durumunun tek başına anlamlı bir açıklayıcı olmadığını göstermiş; bu durum, salt işgücü piyasası katılımının tutum değişikliği için yetersiz kaldığını ve gerçek ekonomik güçlenmenin kritik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Çalışma, Türkiye’de iş yeri toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının, ekonomik güçlendirme politikalarını ve kültürel değer dönüşümünü birlikte ele alan çok yönlü ve bütüncül politika yaklaşımları gerektirdiği sonucuna ulaşmaktadır. Bu bağlamda bulgular, hem akademik literatüre hem de politika yapıcılara yönelik önemli çıkarımlar sunmaktadır.