AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings suggest that gender disparities stem from socially constructed self-perceptions rather than inherent psychological deficits, highlighting the need for structural rather than individual-level interventions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study investigates the gender gap in entrepreneurial intentions in Türkiye by examining perceived skills, opportunity recognition, and fear of failure. Drawing on gendered socialization (Eagly, 1987) and social cognitive theories (Bandura, 1997), the research challenges deficit-based explanations attributing this disparity to women’s alleged risk aversion. Analysis of Global Entrepreneurship Monitor (GEM) data reveals that women are significantly less likely to report entrepreneurial intentions, a gap primarily driven by lower perceived skills and opportunity perceptions. Conversely, gender differences in fear of failure are statistically non-significant and do not predict intentions. The findings suggest that gender disparities stem from socially constructed self-perceptions rather than inherent psychological deficits, highlighting the need for structural rather than individual-level interventions.
Özet
Bu çalışma, Türkiye'deki girişimcilik niyetlerinde görülen cinsiyet farkını; algılanan beceriler, fırsat tanıma ve başarısızlık korkusu mekanizmaları üzerinden incelemektedir. Toplumsal cinsiyete dayalı sosyalleşme (Eagly, 1987) ve sosyal bilişsel teorilere (Bandura, 1997) dayanan araştırma, bu farkı kadınların sözde riskten kaçınma eğilimine bağlayan "eksiklik temelli" açıklamaları sorgulamaktadır. Küresel Girişimcilik Monitörü (GEM) verilerinin analizi, kadınların girişimcilik niyeti bildirme olasılığının anlamlı derecede düşük olduğunu ve bu farkın temel olarak düşük beceri ve fırsat algısından kaynaklandığını göstermektedir. Buna karşın, başarısızlık korkusundaki cinsiyet farkı istatistiksel olarak anlamsızdır ve niyet üzerinde belirleyici değildir. Bulgular, eşitsizliğin doğuştan gelen psikolojik eksikliklerden ziyade toplumsal olarak inşa edilen öz-algılardan kaynaklandığını ortaya koymakta ve bireysel müdahaleler yerine yapısal çözümlerin gerekliliğini vurgulamaktadır.