AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that sports diplomacy operates through a range of instruments, including mega sporting events, the representative role of athletes, sponsorship relations, media use, and bilateral cooperation networks.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Sports diplomacy has emerged as one of the areas attracting growing attention within discussions of public diplomacy and soft power in recent years. The capacity of sport to reach broad audiences, to involve non-state actors, and to contribute to international visibility has made it an important subject in foreign policy debates. This study examines the concept of sports diplomacy within the framework of public diplomacy and soft power, and evaluates Türkiye’s visibility in this field through its historical background, institutional framework, the instruments of sports diplomacy, and selected country cases. The study is based on a qualitative research approach and draws on a literature review and document analysis. The findings indicate that sports diplomacy operates through a range of instruments, including mega sporting events, the representative role of athletes, sponsorship relations, media use, and bilateral cooperation networks. The cases of the United States, Qatar, Australia, and China demonstrate that sports diplomacy takes different forms depending on countries’ institutional structures, political priorities, and existing capacities. In the case of Türkiye, the analysis suggests that while there is a historical accumulation and considerable potential, this field still requires further development in terms of institutional continuity, strategic coherence, and implementation. In this respect, the study argues that sports diplomacy in Türkiye should be addressed not only as a means of enhancing international visibility but also as a field of representation requiring more systematic planning and coordination.
Özet
Spor diplomasisi, kamu diplomasisi ve yumuşak güç tartışmaları içinde son yıllarda daha fazla dikkat çeken alanlardan biridir. Sporun geniş kitlelere ulaşabilmesi, devlet dışı aktörleri de sürece katabilmesi ve uluslararası görünürlüğe katkı sunabilmesi, bu alanı dış politika tartışmaları bakımından önemli hâle getirmektedir. Mevcut çalışma, spor diplomasisi kavramını kamu diplomasisi ve yumuşak güç bağlamında ele almakta; Türkiye’nin bu alandaki görünürlüğünü tarihsel arka planı, kurumsal çerçevesi, uygulama araçları ve seçili ülke örnekleri üzerinden değerlendirmektedir. Çalışma nitel araştırma yaklaşımına dayanmaktadır. Bu kapsamda literatür taraması ve doküman incelemesinden yararlanılmıştır. İnceleme sonucunda spor diplomasisinin mega spor organizasyonları, sporcu temsili, sponsorluk ilişkileri, medya kullanımı ve ikili işbirliği ağları gibi farklı araçlar üzerinden yürütüldüğü görülmüştür. ABD, Katar, Avustralya ve Çin örnekleri, spor diplomasisinin ülkelerin kurumsal yapısına, siyasal önceliklerine ve mevcut kapasitesine göre farklı biçimlerde şekillendiğini göstermektedir. Türkiye örneğinde ise tarihsel bir birikim ve dikkate değer bir potansiyel bulunduğu, buna karşılık bu alanın kurumsal süreklilik, stratejik bütünlük ve uygulama düzeyi bakımından daha fazla geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede çalışma, spor diplomasisinin Türkiye açısından yalnızca uluslararası görünürlük üreten bir araç değil, aynı zamanda daha planlı ve eşgüdümlü bir temsil alanı olarak ele alınması gerektiğini ileri sürmektedir.