AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIt is a religious text written without diacritical marks.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In Central Asia, a significant number of Turkic texts have been written in Arabic script. Because the Turks used the Arabic alphabet from the Karakhanid period until the beginning of the XXth century. Most of the works in the Turkic language written during this period have a religious orientation. However, one can find texts written in historical, medical, astronomical and other fields. These texts are being studied by researchers and introduced into the academic world today. It is known that during the Soviet era, the study of texts written in Arabic script was largely neglected. A review of the works published during that period highlights the notable lack of experts capable of reading Middle Turkic texts. However, since the period of independence, the study of texts written in Arabic script has received significant attention. The shortage of specialists has been addressed, and the reading of original texts has accelerated. Currently, issues such as the accurate reading and translation of these texts into our language, ensuring their proper transmission to readers, and meeting the expectations of researchers have become increasingly important. In this context, the article will examine the challenges of correctly reading Eastern texts in Arabic script, focusing on the Turkic manuscripts “Dürrüʾl-ʿAcāyib” and “Rāzrāznama”, which reveal the linguistic characteristics of late Classical Chagatai Turkish. “Dürrüʾl-ʿacāyib” (“The Pearl of Wonders”) is a compilation of hadiths. The date of its transcription is unknown; the title of the manuscript is provided on the first pages of the text. It consists of 135 folios (270 pages). “Rāzrāznama” (“The Secret Book”) is cataloged under the number 119a in the rare manuscript collection of the Al-Farabi Kazakh National University Library. It is a religious text written without diacritical marks.
Özet
Orta Asya topraklarında Arap harfli Türkçe metinler oldukça fazladır. Çünkü Türkler, Arap alfabesini Karahanlı Döneminden itibaren XX. yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına kadar kullanmıştır. Bu alfabeyle yazılmış Türkçe eserlerin çoğunluğu dinîolarak bilinir. Ancak tarih, tıp, astronomi ve diğer bilim dallarına ilişkin metinler de bulunmaktadır. Günümüzde bu metinler araştırmacılar tarafından incelenerek bilim dünyasına kazandırılmaktadır. Sovyetler Döneminde Arap harfli metinlerin araştırılması meselesinin arka planda olduğu bilinmektedir. O dönemde yayımlanan çalışmalara bakarak Orta Türkçe metinlerini okuyabilecek uzmanların da yetersiz olduğu dikkat çekmiştir. Ancak bağımsızlık döneminden itibaren genel olarak Arap harfli metinlerin araştırılması konusu ciddiyetle ele alınmaya başlanmıştır. Uzman eksikliği giderilmiş ve orijinal metinlerin okunması hız kazanmıştır. Şimdi ise bu metinlerin doğru okunması ve dilimize kazandırılması, okuyucuya doğru aktarılması ve araştırmacıya yönelik beklentilerin karşılanması gibi konular önem kazanmaktadır. Bu amaçla makalede, son klasik Çağatay Türkçesinin dil özelliklerini ortaya koyan “Dürrüʾl-ʿacāyib” ve “Rāzrāznama” Türkçe el yazmaları temelinde Arap harfli Kuzey-Doğu metinlerinin doğru okunması sorunları ele alınacaktır. “Dürrüʾl-ʿacāyib” (Acayibler İncisi), hadislerden oluşan bir derlemedir. İstinsah tarihi bilinmemektedir; el yazmasının adı metnin ilk sayfalarında belirtilmiştir. 135 yapraktan (270 sayfa) oluşmaktadır. “Rāzrāznama” (“Sır Kitabı”), Al-Farabi Kazak Millî Üniversitesi Kütüphanesi’nin nadir el yazmaları koleksiyonunda 119 a numarasıyla kayıtlıdır; dinî içerikli olup hareke kullanılmadan yazılmıştır.