AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that kara expands from a perceptual color-based core via context-sensitive semantic extension into social, emotional, and moral domains, forming a multilayered semantic structure.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Color terms are not merely lexical labels for perceptual categories; they also function as culturally saturated signs through which communities encode historical experience, value judgments, and collective memory. This study examines the diachronic semantic development of the word kara “black” in the Kipchak field from Old Turkic to contemporary Kipchak varieties, with a focus on folk culture and cultural memory. Data were compiled from lexicographic sources and from genres with high cultural salience—epics, proverbs, idiomatic expressions, and literary texts—across Kazakh, Kyrgyz, Tatar, Bashkir, and Kumyk, and analyzed comparatively within a semantic-network perspective. The findings indicate that kara expands from a perceptual color-based core via context-sensitive semantic extension into social, emotional, and moral domains, forming a multilayered semantic structure. In addition, in certain conventionalized constructions kara goes beyond a purely descriptive adjective and behaves as a functional modifier that reconfigures the evaluative and gradational profile of the modified noun. Overall, the study shows how a color term is resemanticized within folk culture and social memory in the Kipchak field.
Özet
Renk adları, dilsel sistemler içinde yalnızca algısal kategorileri karşılayan sözcükler değil; aynı zamanda toplumların tarihsel deneyimlerini, kültürel değerlerini ve kolektif hafızasını yansıtan çok katmanlı anlamsal yapılardır. Bu çalışma, Kıpçak sahasında kara sözcüğünün Eski Türkçeden günümüz Kıpçak lehçelerine uzanan anlamsal gelişimini, kültürel bellek ve halk kültürü ekseninde art zamanlı bir yaklaşımla incelemektedir. Kazak, Kırgız, Tatar, Başkurt ve Kumuk lehçelerine ait sözlükler, destanlar, atasözleri, deyimsel birimler ve edebî metinler taranarak elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, kara sözcüğünün algısal-renksel bir çekirdekten başlayarak, bağlama duyarlı anlamsal genişleme süreçleri yoluyla toplumsal, duygusal ve ahlaki kavram alanlarını kapsayan çok katmanlı bir semantik yapı oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca sözcüğün bazı kalıplaşmış kullanımlarda yalnızca betimleyici bir sıfat olmaktan çıkarak, nitelediği kavramın değerini ve derecesini yeniden yapılandıran işlevsel bir belirleyici gibi davrandığı tespit edilmiştir. Bu durum, kara’nın belirli kalıplarda işlevsel belirleyici olarak yeniden yorumlanarak değerleme ve derecelendirme örüntüsü geliştirdiğine işaret etmektedir. Çalışma, Kıpçak sahası örneği üzerinden, renk adlarının halk kültürü ve toplumsal bellek içinde nasıl yeniden anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır.