AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConclusion: The findings indicate that higher levels of perceived work interruptions are associated with increased job stress and decreased job satisfaction among nurses.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: This study aimed to determine nurses' perceived levels of work interruptions, job stress, and job satisfaction; to examine the relationships among these variables; and to evaluate differences based on demographic and professional characteristics. Materials and Methods: This analytical cross-sectional study was conducted with 225 nurses working at a university hospital in western Turkey. Data was collected between May and June 2025 using the Descriptive Information Form, Nursing Work Interruptions Scale, General Job Stress Scale, and a single-item measure of job satisfaction. Results: Nurses' levels of work interruptions (M = 3.57, SD = 1.08), job stress (M = 2.86, SD = 0.90), and job satisfaction (M = 5.25, SD = 2.36) were at a moderate level. Significant differences were found in these variables according to various demographic and professional characteristics. According to the regression analysis, a one-unit increase in work interruptions resulted in a 0.195-unit rise in job stress (R² = 0.056) and a 0.397-unit decrease in job satisfaction (R² = 0.033). Conclusion: The findings indicate that higher levels of perceived work interruptions are associated with increased job stress and decreased job satisfaction among nurses. Demographic and occupational characteristics play a significant role in these outcomes. Hospital administrators should implement organisational strategies to reduce work interruptions, aiming to improve nurses' job satisfaction and lower stress levels.
Özet
Amaç: Bu çalışma, hemşirelerin algıladıkları iş bölünmesi, iş stresi ve iş doyumu düzeylerini belirlemeyi; bu değişkenler arasındaki ilişkileri incelemeyi ve demografik ile mesleki özelliklere göre farklılıkları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Analitik kesitsel tasarımda yürütülen araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin batısında yer alan bir üniversite hastanesinde görev yapan 225 hemşire oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Bilgi Formu, Hemşirelikte İşin Bölünmesi Ölçeği, Genel İş Stresi Ölçeği ve iş doyumuna yönelik tek bir sorudan oluşan anketler aracılığıyla Mayıs–Haziran 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS v.30 programı kullanılmış; tanımlayıcı istatistikler, gruplar arası fark testleri ve basit doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin iş bölünmesi (M = 3.57, SD = 1.08), iş stresi (M = 2.86, SD = 0.90) ve iş doyumu (M = 5.25, SD = 2.36) düzeyleri orta seviyededir. Çeşitli demografik ve mesleki özelliklere göre bu değişkenlerde anlamlı farklar bulunmuştur. Regresyon analizine göre, iş bölünmesindeki her bir birimlik artış iş stresinde 0.195 birimlik bir artışa (R² = 0.056) ve iş doyumunda 0.397 birimlik bir azalmaya (R² = 0.033) yol açmaktadır. Sonuç: Hemşirelerin iş bölünmesi arttıkça, iş stresi artmakta ve iş doyumu azalmaktadır. Sağlık kurumları yöneticilerinin iş bölünmesini azaltmaya yönelik düzenlemeler yapması önerilmektedir