AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study, in this framework, aims to both offer a conceptual contribution to Islamic law litera-ture and foster legal and ethical awareness regarding the sanctity of public property.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study, based on a qualitative research method and literature review, aims to critically examine the act of ghulul—considered one of the most significant types of crime against public property in Islamic criminal law—from both a classical fiqh perspective and within the context of contemporary public law principles. Historically defined as secretly taking from war booty, the central problem of this research is to question the extent to which this concept is sufficient to explain modern crimes like corruption, embezzlement, and bribery that arise within today’s complex financial and administrative structures. This study argues that the concept of ghulul should be examined not just as a legal act, but also as a multidimensional crime rep-resenting an infringement on public rights with ethical and moral dimensions. It systematically analyzes the topic through the fundamental sources of Islamic law, including the Holy Quran, authentic hadiths, and the works of the established schools of fiqh. The research's core problem is to reveal how Islamic law establishes a legal and moral framework for its sensitivity to public property and public order under chan-ging social and legal conditions. The concept of ghulul has been subjected to a conceptual analysis, distin-guishing it from similar crimes such as bribery, embezzlement, and usurpation, within the context of its specific legal boundaries and penal provisions. Furthermore, the study places the evolution of the mea-ning of the act of ghulul from its historical context into a theoretical framework of contemporary public law. In this context, the study provides a detailed analysis of the disagreements among the schools of thought concerning the worldly and otherworldly punishments for ghulul. It particularly shows that the severe penalties advocated by the Hanbalis, such as "burning the stolen goods" and "the state head not leading the funeral prayer," were rejected by the majority of jurists (jumhūr al-fuqahā') on the basis of the princip-les of maslahat (public interest), balance, and proportionality. This aims to prove that Islamic criminal law has a rational and flexible, not an absolutist, structure. One of the original contributions of this study is to bring to light the parallels between the concept of ghulul and modern public administration and admi-nistrative law regulations. It is emphasized that contemporary practices like the squandering of public resources, embezzlement, and the misuse of authority for personal gain largely correspond to the crime of ghulul in fiqh terminology. This approach reveals that ghulul is not just a historical issue but a universal principle that maintains its validity today in terms of public consciousness, ethical responsibility, and ac-countability. The study, in this framework, aims to both offer a conceptual contribution to Islamic law litera-ture and foster legal and ethical awareness regarding the sanctity of public property.
Özet
Nitel araştırma yöntemi ve literatür taramasının esas alındığı bu çalışma, İslâm ceza hukuku literatüründe kamu malına yönelik en önemli suç tiplerinden biri olarak kabul edilen gulûl fiilini hem klasik fıkıh pers-pektifinden hem de çağdaş kamu hukuku ilkeleri bağlamında eleştirel bir yaklaşımla incelemeyi amaçla-maktadır. Tarihsel olarak savaş ganimetlerinden gizlice bir şeyler almak şeklinde tanımlanan bu kavra-mın, günümüzün karmaşık mali ve idari yapısı içinde ortaya çıkan yolsuzluk, zimmet ve irtikâp gibi suçla-rı açıklamakta ne ölçüde yeterli olduğu sorunsalı, bu araştırmanın temel hareket noktasını oluşturmakta-dır. Gulûl kavramının, hukuki bir fiilin ötesinde, ahlaki ve etik boyutlarıyla birlikte bir kamu hakkı ihlali olarak incelenmesi gerektiğini savunan bu çalışma İslâm hukukunun temel kaynakları olan Kur’ân-ı Kerîm, sahih hadisler ve temel muteber mezheplerin eserleri üzerinden sistematik bir yaklaşımla analiz edilmiştir. Araştırmanın temel sorunsalı, İslâm hukukunun kamu malı ve kamu düzenine olan hassasiye-tini, değişen toplumsal ve hukuki şartlar altında nasıl bir hukuki ve ahlaki çerçeveye oturttuğunu ortaya koymaktır. Gulûl kavramı rüşvet, ihtilâs ve intihâb gibi benzer suçlardan ayrılarak, kendine özgü hukuki sınırları ve cezai hükümleri bağlamında kavramsal bir analize tabi tutulmuştur. Ayrıca çalışma, gulûl fiili-nin tarihsel bağlamdan günümüz kamu hukuku anlayışına doğru evrilen anlamını teorik bir zemine oturtmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, gulûl suçunun dünyevî ve uhrevî cezalarına ilişkin mezhepler arasında ortaya çıkan ihtilaflar detaylı bir biçimde analiz edilmiştir. Özellikle Hanbelîlerin savunduğu "eşyanın yakılması" ve "cenaze namazının devlet başkanı tarafından kıldırılmaması" gibi ağır cezaların, cumhur-ı fukaha tarafından maslahat, denge ve orantılılık ilkeleri gereği reddedildiği gösterilmektedir. Bu, İslâm ceza hukukunun mutlakiyetçi değil, akılcı ve esnek bir yapıya sahip olduğunu kanıtlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın özgün katkılarından biri, gulûl kavramının çağdaş kamu yönetimi ve idare hukuku düzenlemeleriyle olan paralelliklerini gün yüzüne çıkarmasıdır. Kamu kaynaklarının israf edil-mesi, zimmete geçirilmesi ve yetkilerin kişisel çıkar amacıyla kötüye kullanılması gibi fiillerin, fıkıh termi-nolojisindeki gulûl suçu ile büyük ölçüde örtüştüğü vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, gulûl'ün sadece geçmişe ait bir mesele olmadığını, aynı zamanda kamu bilinci, etik sorumluluk ve hesap verilebilirlik noktasında günümüzde de geçerliliğini koruyan evrensel bir ilke olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, bu çerçeve-de hem İslâm hukuku literatürüne kavramsal bir katkı sunmayı hem de kamu malı hassasiyeti konusunda hukuki ve ahlaki bir farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir.