AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings indicate that the permissive view holds stronger Maqasid-based reasoning.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Misyar is a valid marriage contract in which all conditions and pillars are met, but the woman willingly waives certain rights, such as financial support, housing, and equal co-wife rotation, to facilitate marriage for legitimate reasons. This type of marriage has recently become increasingly prevalent across the Islamic world, particularly in the Gulf states. This research aims to explore the role of Maqasid-based reasoning in resolving the scholarly disagreement over misyar marriage—a contemporary form of marriage rooted in classical Islamic jurisprudence, resembling earlier practices such as "daytime" or "nighttime" marriages. Modern scholars are divided into three camps regarding its ruling: those who permit it, those who prohibit it, and those undecided. Each group cites valid evidences, with Maqasid (higher objectives of Sharia) playing a key role in their reasoning. This study evaluates the Maqasid-based arguments of both sides and examines whether misyar fulfills the core objectives of marriage: tranquility (sakīnah), mutual benefit, procreation, and preservation of lineage. Findings indicate that the permissive view holds stronger Maqasid-based reasoning. Misyar achieves the same objectives as regular marriage, especially mutual benefit, which ensures chastity and moral integrity. It can also lead to children and protect lineage. Claims that misyar fails to fulfill all objectives are refuted, as similar criticisms apply to conventional marriages as well. No jurist has declared a marriage invalid when its essential pillars and conditions are met. Therefore, misyar should be deemed valid and aligned with the higher purposes of Islamic marriage. This study adopts both the inductive and analytical methodologies. The issue is examined in light of the objectives of Islamic law (Maqāṣid al-Sharīʿah) and their relation to marriage. The research also employs the jurisprudential method of Fiqh al-Muwāzanāt and is limited to the study of Misyar marriage as discussed by contemporary scholars, excluding other forms of marriage. The sources of this research vary between the foundational classical works of Islamic jurisprudence (fiqh) by early scholars (al-mutaqaddimun), specialized contemporary studies on this form of marriage, and the research papers emerging from the eighteenth session of the Islamic Fiqh Council in Makkah al-Mukarramah—subsidiary to the Muslim World League—concerning this modern form of marriage (nikah).
Özet
Misyâr nikâhı; bir erkeğin bir kadınla yaptığı, tüm şart ve rükünleri tamamlanmış bir evlilik sözleşmesidir. Ancak kadın, bu evlilikte nafaka, konut hakkı ve eşler arasında eşit paylaşım hakkı gibi bazı haklarından kendi rızasıyla feragat ettiği bir nikâh şeklidir. Bu yönüyle, belirli meşru gerekçelerle evliliğe erişim imkânı sağlayan bir uygulamadır. Bu evlilik türü son zamanlarda İslam dünyasında, özellikle de Körfez ülkelerinde oldukça yaygın bir hale gelmiştir. Bu araştırmanın amacı, meşru amaçlara (makāsıd) dayalı yaklaşımın Misyâr evliliği konusundaki ihtilafı nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Misyâr evliliği, her ne kadar çağdaş bir evlilik türü olarak bilinse de, klasik fıkıh kaynaklarında yer alan ve benzer tartışmalara konu olmuş “gündüz nikâhı” veya “gece nikâhı” gibi uygulamalara benzerlik göstermektedir. Çağdaş âlimler, Misyâr nikâhının hükmü konusunda üç farklı görüşe ayrılmıştır: cevaz verenler, yasaklayanlar, belirli şartlarla caiz görenler ve tavakkuf edenler/görüş beyan etmeyenler. Her grup, kendi görüşünü geçerli gördüğü deliller ve makāsıd anlayışı çerçevesinde temellendirmiştir. Çalışmada özellikle cevaz veren ve yasaklayan yaklaşımların makāsıd temelli delil kullanımları analiz edilmiştir. İnceleme sonucunda, Misyâr nikâhına cevaz verenlerin makāsıd temelli argümanlarının daha açık, güçlü ve ikna edici olduğu tespit edilmiştir. Zira Misyâr nikâhı, şeklen ve mahiyet itibarıyla normal evlilikten farklı değildir ve evliliğin meşru amaçlarını yerine getirebilmektedir. Haz amacı, evlilik içinde iffetin ve ahlâkın korunmasına katkı sağlarken; neslin sürdürülmesi ve soyun muhafazası da evlilik bağıyla gerçekleşir. Bu amaçların temelinde ise eşler arasındaki sükûn, uyum ve yakınlık yer almaktadır. Buna karşılık, yasaklayıcı görüşte olanların Misyâr’ın yalnızca haz amacına hizmet ettiği iddiası isabetli değildir. Zira benzer kusurlar sıradan evliliklerde de görülebilir ve hiçbir fakih, rükün ve şartları tam olan bir evliliğin haram olduğuna hükmetmemiştir. Dolayısıyla Misyâr nikâhı, Makâsıdü’ş-Şerîa açıdan geçerli sayılmalı ve İslâm hukuku çerçevesinde değerlendirilmelidir. Araştırmada istikrâî (tümevarımsal) ve tahlilî (analitik) yöntemler izlenmiştir. Konu, şeriatın maksatları (makāsıdü’ş-şerîa) ve bunların evlilikle ilişkisi bağlamında ele alınmıştır. Ayrıca fıkhü’l-muvâzenât yöntemi esas alınmış olup, çalışma yalnızca çağdaş âlimlerin Misyâr nikâhına dair görüşleriyle sınırlandırılmış; diğer nikâh türleri ise kapsam dışında bırakılmıştır. Bu araştırmanın kaynakları; mütekaddimûn (ilk dönem) fakihlerin İslam hukukuna dair temel eserleri, çağdaş alimlerin bu evlilik türüne özel çalışmaları ve Dünya İslam Birliği’ne (Râbıtatü’l-Âlemi’l-İslâmî) bağlı Mekke-i Mükerreme İslam Fıkıh Akademisi’nin on sekizinci dönem toplantısında bu yeni nikah türüne ilişkin sunulan bilimsel araştırmalar arasında çeşitlilik göstermektedir.