AI Summary & Key Takeaways
AI InsightResults indicate that current hazelnut demand in Central Asia is limited and that the three countries’ combined exports to these markets exceeded the level predicted by the gravity model in 2020–2024.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study compares the positions of Türkiye, Georgia and Azerbaijan in hazelnut production and trade and examines whether a regional cooperation framework along the Middle Corridor, termed the “Hazelnut Road”, can support access to Asian markets. The descriptive analysis is complemented by a PPML gravity model with exporter-year and importer-year fixed effects, estimated on bilateral hazelnut trade data (HS 0802.21 and 0802.22) from the CEPII BACI database for 2000–2024. Results indicate that current hazelnut demand in Central Asia is limited and that the three countries’ combined exports to these markets exceeded the level predicted by the gravity model in 2020–2024. In the Chinese market, realised exports fall short of the model prediction, and the gap stems mainly from Azerbaijan and Georgia; this gap should be interpreted as a deviation from the bilateral trade level expected under the model’s conditions rather than as directly attainable additional exports. No statistically significant increase in hazelnut trade with the target markets is found after the opening of the Baku–Tbilisi–Kars railway; however, since the event-study estimates do not strongly support the parallel trends assumption, this result constitutes descriptive rather than causal evidence. World Bank data also suggest the Middle Corridor offers no clear time or cost advantage over maritime shipping. The findings suggest that the Hazelnut Road should be framed not as a short-term alternative to the European market, but as a complementary regional cooperation framework that can support market diversification, quality and standardisation, storage, processing, logistics coordination and, especially, access to the Chinese market.
Özet
Bu çalışma, Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan’ın fındık üretimi ve dış ticaretindeki konumlarını karşılaştırmakta ve Orta Koridor ekseninde “Fındık Yolu” olarak adlandırılan bölgesel iş birliği çerçevesinin Asya pazarlarına erişim açısından ne ölçüde desteklenebildiğini incelemektedir. Betimsel analiz, CEPII BACI veri tabanının 2000-2024 dönemine ait ikili fındık ticareti verileriyle (HS 0802.21 ve 0802.22) tahmin edilen, ihracatçı-yıl ve ithalatçı-yıl sabit etkili bir PPML çekim modeliyle desteklenmiştir. Bulgular, Orta Asya’daki mevcut fındık talebinin sınırlı olduğunu ve üç ülkenin bu pazarlara toplam ihracatının 2020-2024 döneminde çekim modelinin öngördüğü düzeyin üzerinde gerçekleştiğini göstermektedir. Çin pazarında ise gerçekleşen ihracat model tahmininin altında kalmakta ve aradaki fark esas olarak Azerbaycan ile Gürcistan’dan kaynaklanmaktadır; bu fark, doğrudan gerçekleştirilebilir ilave ihracat hacmi olarak değil, model koşulları altında beklenen ikili ticaret düzeyinden sapma olarak yorumlanmalıdır. Bakü–Tiflis–Kars (BTK) demiryolunun açılması sonrasında hedef pazarlara yönelik fındık ticaretinde istatistiksel olarak anlamlı bir artış saptanmamıştır; ancak olay çalışması paralel eğilim varsayımını güçlü biçimde desteklemediğinden bu bulgu nedensel değil, betimsel kanıt niteliğindedir. Dünya Bankası verileri de Orta Koridor’un deniz yoluna karşı belirgin bir süre veya maliyet üstünlüğü sağlamadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, Fındık Yolu’nun Avrupa pazarının kısa vadeli bir alternatifi olarak değil; pazar çeşitlendirmesi, kalite ve standardizasyon, depolama, işleme, lojistik koordinasyon ve özellikle Çin pazarına erişimi destekleyebilecek tamamlayıcı bir bölgesel iş birliği çerçevesi olarak ele alınması gerektiğine işaret etmektedir.