AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe review therefore argues for a participatory and enhancement-oriented approach that preserves accountability while limiting unnecessary administrative burden and recognising institutional diversity.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Quality assurance has become an important part of institutional governance in higher education, covering teaching and learning, research, societal engagement and governance. The massification and internationalisation of higher education, together with growing expectations for transparency in the use of public resources, have made institutional accountability increasingly visible. At the same time, the expansion of standards, indicators, reporting practices and evidence requirements has raised concerns that quality assurance may acquire a bureaucratic character. This conceptual review discusses that risk through the relationship between accountability, compliance and continuous improvement. A combined reading of national and international literature suggests that bureaucratisation is not an inevitable outcome of quality assurance. It becomes more likely when quality instruments begin to overshadow institutional purposes, evidence production turns into an end in itself, measurable indicators displace professional judgement, and external expectations encourage over-compliance within institutions. In Türkiye, external evaluation and institutional accreditation processes conducted by the Turkish Higher Education Quality Council (THEQC) have contributed to the spread of internal quality assurance and to the greater visibility of the Plan-Do-Check-Act cycle in institutional practice. As the system matures, greater attention needs to be paid to the effectiveness of processes rather than their mere existence, and to the contribution of evidence to decisions and improvement rather than its volume. The review therefore argues for a participatory and enhancement-oriented approach that preserves accountability while limiting unnecessary administrative burden and recognising institutional diversity.
Özet
Yükseköğretimde kalite güvencesi, eğitim-öğretimden araştırmaya, toplumsal katkıdan yönetişime kadar uzanan kurumsal faaliyetlerin izlenmesi ve geliştirilmesinde önemli bir işlev üstlenmektedir. Yükseköğretimin kitleselleşmesi, uluslararasılaşması ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin artan şeffaflık beklentileri, kurumların hesap verebilirliğini daha görünür hâle getirmiştir. Ancak kalite güvencesinin kurumsallaşmasıyla birlikte standartların, göstergelerin, raporların ve kanıt taleplerinin çoğalması, sürecin bürokratik bir niteliğe bürünme ihtimalini de gündeme taşımaktadır. Bu çalışma, söz konusu riski hesap verebilirlik, uyum ve sürekli iyileştirme arasındaki ilişki üzerinden kavramsal olarak tartışmaktadır. Ulusal ve uluslararası literatür birlikte ele alındığında, bürokratikleşmenin kalite güvencesinin zorunlu bir sonucu olmadığı görülmektedir. Risk daha çok kalite araçlarının kurumsal amaçların önüne geçtiği, kanıt üretiminin kendi başına bir hedefe dönüştüğü, ölçülebilir göstergelerin mesleki değerlendirmeyi gölgede bıraktığı ve dış beklentilerin kurum içinde aşırı uyum davranışlarını beslediği durumlarda belirginleşmektedir. Türkiye’de Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen dış değerlendirme ve kurumsal akreditasyon süreçleri, iç kalite güvencesinin yaygınlaşmasına ve PUKÖ yaklaşımının kurumsal işleyişte daha görünür olmasına katkı sağlamıştır. Sistemin olgunlaşmasıyla birlikte ağırlığın süreçlerin varlığından etkililiğine, kanıt miktarından kanıtın karar ve iyileştirme üzerindeki işlevine kaydırılması önem kazanmaktadır. Bu çerçevede hesap verebilirliği koruyan; ancak gereksiz işlem yükünü sınırlayan, kurumsal farklılıkları gözeten, katılımcı ve gelişim odaklı bir kalite güvencesi anlayışının bürokratikleşme riskini azaltabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.