AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFurther research is warranted to assess the long-term effects of museum visits
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: Constructed in 1488 during the Ottoman period as a külliye, the Edirne Sultan Bayezid II Darüşşifa functioned both as a medical school and as a treatment center. Over time, the building lost its function; however, it was restored by Trakya University in 1997 and transformed into the Health Museum. The institution has since received several prestigious awards, including the Council of Europe Museum Prize (2004) and the European Union Prize for Cultural Heritage / Europa Nostra Award for Best Presentation (2007), and was inscribed on the UNESCO World Heritage Tentative List in 2016. Today, it serves as a significant source for understanding the architectural heritage of medical history, Ottoman medical practices, and ethical values. Integrating the humanities and museum-based learning into medical curricula shows potential to enhance students’ professional resilience, well-being, and patient-centered care skills. Nevertheless, empirical research in this field remains limited. Objectives: The aim of this study is to explore the experiences and perceptions of first-year medical students who visited the Edirne Health Museum and to evaluate the potential contributions of museum-based learning to medical education. Study Design: This study was designed as a qualitative, non-randomized research within the field of behavioral sciences. Methods: Following the museum visit conducted during the “Orientation Week” of the 2023–2024 academic year, reflective essays not exceeding 500 words were collected from 97 students. After obtaining approval from the institutional ethics committee, the data were analyzed using the thematic analysis method in qualitative research. Four main themes and their corresponding subthemes were identified: (1) Museum Architecture and Healing Atmosphere, (2) Legacy of Ottoman Medicine, (3) Medical Education and the Museum Experience, and (4) Social and Cultural Values. Results: Students positively evaluated the museum’s architecture, which harmonizes with the natural environment, its acoustic properties, and its design prioritizing privacy. Features specific to Ottoman medicine—including music, water and aromatherapy applications, experimental treatments, surgical techniques, preventive healthcare practices, and ethical documents (e.g., consent forms, female physicians) were particularly noteworthy. The visit enhanced students’ historical awareness, developed their professional identity, and fostered empathy, critical thinking, and motivation. Conclusion: When integrated into the medical curriculum, museum-based learning may contribute to the development of both professional and humanistic skills. The Edirne Health Museum serves as an illustrative example of how tangible cultural heritage can be utilized as an effective pedagogical tool in education. Further research is warranted to assess the long-term effects of museum visits
Özet
Arka Plan: Osmanlı döneminde 1488 yılında külliye olarak inşa edilen Edirne Sultan II. Bayezid Darüşşifası, hem tıp medresesi hem de tedavi merkezi olarak hizmet vermiştir. Zamanla işlevini yitiren yapı, 1997 yılında Trakya Üniversitesi tarafından restore edilerek Sağlık Müzesi’ne dönüştürülmüş; Avrupa Konseyi Avrupa Müze Ödülü (2004) ve Avrupa Kültür Mirası En İyi Sunum Ödülü (2007) gibi prestijli ödüllere layık görülmüş, 2016’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Günümüzde tıp tarihine ilişkin mimari miras, Osmanlı tıbbı uygulamaları ve etik değerleri sergileyen önemli bir kaynak konumundadır. Tıp tarihinin somut miras alanları olan sağlık müzeleri, öğrencilerin hem klinik gözlem yeteneklerini geliştiren hem de onlara insani ve etik bir perspektif kazandıran yönleriyle etkili pedagojik araçlardır. Bu bakımdan müze tabanlı öğrenmenin, tıp eğitiminde meslek etiği değerlerinin içselleştirilmesinde etkili bir araç olacağı düşünülmektedir. Amaçlar: Çalışmanın amacı, Edirne Sağlık Müzesi’ni ziyaret eden birinci sınıf tıp öğrencilerinin deneyimlerini ve algılarını inceleyerek, müze tabanlı eğitimin, tıp eğitimi ve meslek etiği açısından potansiyel katkılarını değerlendirmektir. Çalışma Tasarımı: Kesitsel ve nitel araştırma Yöntem: Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2023–2024 akademik yılı “Uyum haftası” kapsamında gerçekleştirilen müze ziyareti sonrası 97 öğrenciden, 500 kelimeyi aşmayan yansıtıcı kompozisyonlar alınmıştır. Etik kurul onayı sonrası, öğrenci ödevlerinden oluşan veriler, nitel araştırmada tematik analiz yöntemiyle değerlendirilmiş ve “Müze Mimarisi ve Şifalı Atmosfer, Osmanlı Tıbbının Mirası, Tıp Eğitimi ve Müze Deneyimi, Sosyal ve Kültürel Değerler” olmak üzere dört ana tema ve alt temalar belirlenmiştir. Bulgular: Öğrenciler, müzenin doğal çevreyle uyumlu mimarisi, akustik özellikleri ve mahremiyeti önceleyen tasarımını olumlu değerlendirmiştir. Osmanlı tıbbına özgü müzik, su ve aromaterapi, deneysel tedaviler, cerrahi teknikler, koruyucu hekimlik uygulamaları ve etik belgeler (rıza senedi, kadın hekimler) dikkat çekici bulunmuştur. Ziyaretin, öğrencilerde tarih bilinci, mesleki kimlik gelişimi, empati, eleştirel düşünme ve motivasyon konularında farkındalık artışına katkı sağladığı görülmüştür Sonuç: Müze tabanlı öğrenme, tıp müfredatına entegre edildiğinde hem mesleki hem de insani becerilerin gelişimine katkı sağlayabilir. Edirne Sağlık Müzesi örneği, somut kültürel mirasın eğitimde etkili bir pedagojik araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Öğrenciler, müzedeki rıza senedi ve mahremiyeti önceleyen mimari gibi unsurlar üzerinden meslek etiği ile güçlü bağlar kurmuşlardır. Müze tabanlı öğrenmenin, tıp eğitiminde meslek etiği değerlerinin içselleştirilmesinde etkili bir pedagojik araç olduğu sonucuna varılmıştır. Müze ziyaretlerinin uzun vadeli etkilerini değerlendiren ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.