AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn particular, inflammatory indices such as PLR and SII may support clinical decision-making and help reduce the rate of unnecessary surgeries.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective: Acute abdomen is a common emergency department presentation requiring rapid diagnosis. Although acute appendicitis is the leading cause, rare conditions such as epiploic appendicitis, which present with similar symptoms, should be considered in the differential diagnosis. While acute appendicitis often requires surgery, epiploic appendicitis typically resolves with conservative treatment. Therefore, accurate differentiation is essential to avoid unnecessary surgeries. This study aimed to compare laboratory parameters between acute appendicitis and epiploic appendicitis and to assess their diagnostic utility. Materials and Methods: This retrospective, cross-sectional study included patients aged ≥18 years who presented with acute right lower quadrant pain between January 1, 2022, and March 31, 2025. Diagnoses were confirmed via CT or surgery. Demographic data, complete blood count, CRP, and inflammatory markers (neutrophil-to-lymphocyte ratio [NLR], platelet-to-lymphocyte ratio [PLR], hemoglobin-albumin-lymphocyte-platelet index [HALP], systemic immune-inflammation index [SII], BUN-to-albumin ratio [BAR], and CRP-to-albumin ratio [CAR]) were compared between the groups. Results: The study included 203 patients: 152 with acute appendicitis and 51 with epiploic appendicitis. The acute appendicitis group had significantly higher leukocyte (p=0.004), neutrophil (p<0.001), hemoglobin (p=0.009), and CRP (p<0.001) levels. Significant differences were also observed in NLR, PLR, SII, HALP, and BAR (all p<0.001). Conclusion: Laboratory parameters can aid in differentiating acute appendicitis from epiploic appendicitis. In particular, inflammatory indices such as PLR and SII may support clinical decision-making and help reduce the rate of unnecessary surgeries.
Özet
Amaç: Akut karın, acil servislerde sıklıkla karşılaşılan ve hızlı tanı gerektiren klinik durumlardan biridir. Akut apandisit en sık görülen neden olmakla birlikte, benzer semptomlara sahip epiploik apandisit gibi nadir hastalıklar da ayırıcı tanıda göz önünde bulundurulmalıdır. Akut apandisit genellikle cerrahi müdahale gerektirirken, epiploik apandisit tipik olarak konservatif tedavi ile düzelir. Bu nedenle, gereksiz ameliyatları önlemek için doğru ayırıcı tanı çok önemlidir. Bu çalışma, akut apandisit ile epiploik apandisit arasında laboratuvar parametreleri açısından farklar olup olmadığını değerlendirmek ve bu parametrelerin ayırıcı tanıda tanısal değerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif, gözlemsel, kesitsel çalışmada, 01.01.2022 ile 31.03.2025 tarihleri arasında acil servise akut sağ alt kadran ağrısı ile başvuran ve tanısı BT veya cerrahi operasyonla doğrulanan 18 yaş ve üzeri hastalar değerlendirilmiştir. Demografik veriler, tam kan sayımı, CRP ve inflamatuar belirteçler (NLR, PLR, HALP, SII, BAR, CAR) iki grup arasında karşılaştırıldı. Bulgular: Toplam 203 hastanın 152’sine akut apandisit, 51’ine epiploik apandisit tanısı konuldu. Akut apandisit grubunda lökosit (p=0.004), nötrofil (p<0.001), haemoglobin (p=0,009) ve CRP (p<0.001) düzeyleri, epiploik apandisit grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti. Ek olarak, NLR, PLR, SII, HALP ve BAR gibi inflamatuar belirteçlerde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlendi (tümü p<0.001). Sonuç: Laboratuvar parametreleri, akut apandisit ile epiploik apandisiti ayırt etmede yardımcı olabilir. Özellikle PLR ve SII gibi inflamatuar indeksler klinik karar verme sürecine katkıda bulunabilir.