AI Summary & Key Takeaways
AI InsightResults: Overall, students’ self-efficacy levels for protection against substance abuse were found to be high.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Background: Substance abuse is a major public health problem with increasing prevalence among young people and is associated with significant physical, psychological, and social consequences. Objective: This study aimed to examine the self-efficacy levels for protection against substance abuse and the associated factors among university students enrolled in a Vocational School of Health Services. Methods: This descriptive, cross-sectional study was conducted with 931 students enrolled in the Vocational School of Health Services at a foundation university. Data were collected online using a Demographic Information Form and the Self-Efficacy Scale for Protection Against Substance Abuse for Adolescents. Group comparisons were performed using independent-samples t -tests, one-way analysis of variance (ANOVA), and appropriate post-hoc tests; effect size analyses were used to evaluate the magnitude of differences. Results: Overall, students’ self-efficacy levels for protection against substance abuse were found to be high. Female students had significantly higher self-efficacy scores than male students. Higher self-efficacy was observed among students with higher perceived social support and academic achievement, better perceived mental health, and higher levels of physical activity. In the digital domain, students with higher internet use skills demonstrated higher self-efficacy, whereas those with longer daily internet use duration had lower self-efficacy scores. Conclusion: University students’ self-efficacy for protection against substance abuse was significantly associated with gender, perceived social support, academic achievement, mental health status, physical activity, and internet-related factors. Based on these findings, it is recommended that preventive programs at universities be structured using a holistic approach focused on psychosocial support, healthy lifestyle behaviors, and digital well-being, with nurses playing an active role in program implementation.
Özet
Giriş: Madde bağımlılığı, özellikle gençler arasında giderek artan; fiziksel, ruhsal ve sosyal sonuçları olan önemli bir halk sağlığı sorunudur. Amaç: Bu çalışma, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören üniversite öğrencilerinin madde bağımlılığından korunmaya yönelik öz-yeterlik düzeylerini ve ilişkili faktörleri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikteki araştırma, bir vakıf üniversitesinin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören 931 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, çevrim içi ortamda Demografik Bilgi Formu ve Ergenler İçin Madde Bağımlılığından Korunma Öz-Yeterlik Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda t -testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve uygun post-hoc testler uygulanmış; farkların düzeyi etki büyüklüğü analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Öğrencilerin madde bağımlılığından korunmaya yönelik öz-yeterlik düzeyi genel olarak yüksek bulunmuştur. Kadın öğrencilerin öz-yeterlik puanları erkek öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksektir. Algılanan sosyal destek ve akademik başarısı yüksek olan, ruh sağlığını daha iyi algılayan ve fiziksel olarak daha aktif öğrencilerin öz-yeterlik puanları daha yüksektir. Dijital alanda ise internet kullanım becerisi yüksek öğrencilerde öz-yeterlik düzeyi daha yüksekken, günlük internet kullanım süresi uzun olan öğrencilerde öz-yeterlik puanları daha düşüktür. Sonuç: Üniversite öğrencilerinin madde bağımlılığından korunmaya yönelik öz-yeterlik düzeyi; cinsiyet, algılanan sosyal destek, akademik başarı, ruh sağlığı, fiziksel aktivite ve internetle ilişkili değişkenlerle anlamlı ilişkiler göstermektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda, üniversitelerde hemşirelerin aktif rol üstlendiği önleyici programların; psikososyal destek, sağlıklı yaşam ve dijital iyi oluş odaklı bütüncül yaklaşımlar temelinde yapılandırılması önerilmektedir.