AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that AI technologies offer significant advantages in HR processes while also introducing new challenges related to ethics, security, and employee perceptions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In today’s highly competitive environment, qualified human capital emerges as a decisive factor in ensuring the sustainable success of organizations. Enterprises with a talented workforce gain a significant advantage in achieving and maintaining competitive superiority. In this context, talent management is regarded as a strategic human resources approach that not only encompasses recruitment processes but also includes employee development, motivation, and career planning. Particularly in the healthcare sector, the quality of the workforce directly influences service quality and impacts organizational performance. Artificial intelligence (AI)-based applications in talent management enable human resources processes to be carried out more efficiently, rapidly, and in a personalized manner; they reduce the risk of errors, increase organizational productivity, and strengthen competitiveness. These technologies contribute to managing key human resources functions—such as recruitment, performance evaluation, training and development, and succession planning—in a more strategic and data-driven manner. The digitalization of processes enhances the employee experience while facilitating the development of talent management strategies aligned with organizational goals. Furthermore, increased objectivity in decision-making enables more efficient utilization of resources. This study addresses the role of AI technologies in talent management practices within the healthcare sector. Academic studies published between 2019 and 2025 were systematically reviewed, and the effects of AI on human resource management were evaluated. The findings reveal that AI technologies offer significant advantages in HR processes while also introducing new challenges related to ethics, security, and employee perceptions. Accordingly, the integration of technology with human-centered approaches can be considered critical for achieving sustainable success in healthcare institutions.
Özet
Günümüzün yoğun rekabet ortamında, nitelikli insan kaynağı, kurumların sürdürülebilir başarısında belirleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Yetenekli iş gücüne sahip işletmeler, rekabet avantajı elde etme konusunda önemli bir üstünlük sağlamaktadır. Bu bağlamda yetenek yönetimi, yalnızca işe alım süreçlerini değil, aynı zamanda çalışanların gelişimi, motivasyonu ve kariyer planlamasını kapsayan stratejik bir insan kaynakları yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir. Özellikle sağlık sektöründe çalışan niteliği, doğrudan hizmet kalitesine yansımakta ve kurumların performansını etkilemektedir. Yetenek yönetiminde yapay zekâ tabanlı uygulamalar, insan kaynakları süreçlerinin daha etkin, hızlı ve kişiselleştirilmiş bir şekilde yürütülmesini mümkün kılmakta; hata risklerini azaltarak işletmelerin verimliliğini artırmakta ve rekabet gücünü desteklemektedir. Bu teknolojiler, işe alım, performans değerlendirme, eğitim-gelişim ve yedekleme planlaması gibi temel insan kaynakları işlevlerinin daha stratejik ve veri odaklı biçimde yönetilmesine katkı sağlamaktadır. Süreçlerin dijitalleşmesi, çalışan deneyimini iyileştirirken, kurumsal hedeflerle uyumlu yetenek yönetimi stratejilerinin geliştirilmesini kolaylaştırmaktadır. Ayrıca, karar alma süreçlerinde nesnelliğin artması, kaynakların daha etkin kullanımını mümkün kılmaktadır. Bu çalışmada, sağlık sektöründe yetenek yönetimi uygulamaları ile yapay zekâ teknolojilerinin bu süreçteki rolü ele alınmıştır. 2019–2025 yılları arasında yayımlanmış akademik çalışmalar sistematik olarak incelenmiş; yapay zekânın insan kaynakları yönetimine etkileri değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, yapay zekâ teknolojilerinin insan kaynakları süreçlerinde önemli avantajlar sağladığını ortaya koymakla birlikte, etik, güvenlik ve çalışan algısı gibi yeni zorlukların da dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Bu doğrultuda, teknolojinin insan odaklı yaklaşımlarla bütünleşmesi, sağlık kurumlarında sürdürülebilir başarı için kritik öneme sahip olduğu söylenebilir.