AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis study aims to examine the legal, administrative, and organizational structure of the Elevhälsan model, examine the roles and areas of practice of school social workers (skolkurator), evaluate the model’s strengths and limitations, discuss its applicability in Türkiye, and develop an institutional and administrative model for school social work in Türkiye.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In today’s educational ecosystem, the dominant approach focusing primarily on academic achievement reduces the visibility of psychosocial difficulties faced by students. In Türkiye, inadequacies in professional support mechanisms cause multidimensional issues, such as violence, neglect, suicide risk, and socioeconomic deprivation, to evolve into severe adjustment problems and academic failure over time. Therefore, schools should be conceptualized not merely as institutions that provide instruction but also as structures where risks are identified at an early stage and protective and preventive interventions are implemented. In this context, school social work contributes to the early identification, assessment, and management of risks faced by students through a holistic approach encompassing the individual, family, and school environment. However, the lack of systematic and sustainable integration of school social work into the Turkish education system constitutes a major structural gap. In contrast, the Elevhälsan model implemented in Sweden integrates student health and social support services based on legal guarantees, institutional organization, and multidisciplinary collaboration, offering an approach centered on early intervention and preventive services. This study aims to examine the legal, administrative, and organizational structure of the Elevhälsan model, examine the roles and areas of practice of school social workers (skolkurator), evaluate the model’s strengths and limitations, discuss its applicability in Türkiye, and develop an institutional and administrative model for school social work in Türkiye.
Özet
Günümüz eğitim ekosisteminde akademik başarıya odaklanan baskın yaklaşım, öğrencilerin karşı karşıya kaldığı psikososyal güçlüklerin görünürlüğünü azaltmaktadır. Türkiye’de profesyonel destek mekanizmalarındaki yetersizlikler; şiddet, ihmal, intihar riski ve sosyoekonomik yoksunluk gibi çok boyutlu sorunların zamanla derin uyum problemlerine ve akademik başarısızlığa dönüşmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla okullar, yalnızca öğretim sunan kurumlar olmanın ötesinde, risklerin erken tespit edildiği ve koruyucu-önleyici müdahalelerin yürütüldüğü yapılar olarak ele alınmalıdır. Bu bağlamda okul sosyal hizmeti, birey, aile ve okul çevresini bütüncül biçimde ele alarak öğrencilerin karşı karşıya kaldığı risklerin erken dönemde belirlenmesi, değerlendirilmesi ve yönetilmesine katkı sunmaktadır. Bununla birlikte, okul sosyal hizmetinin Türkiye’de eğitim sistemine sistematik ve sürdürülebilir biçimde entegre edilmemiş olması önemli bir yapısal boşluk oluşturmaktadır. Buna karşılık İsveç’te uygulanan Elevhälsan modeli, öğrenci sağlığı ve sosyal destek hizmetlerini yasal güvence, kurumsal yapılanma ve çok disiplinli iş birliği temelinde bütünleştirmekte; erken müdahale, önleyici hizmetler ve öğrencilerin psikososyal gereksinimlerinin bütüncül biçimde ele alınmasına dayalı bir yaklaşım sunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Elevhälsan modelinin yasal, yönetsel ve organizasyonel yapısını incelemek, okul sosyal hizmet uzmanının (skolkurator) rol ve uygulama alanlarını ortaya koymak, modelin güçlü yönleri ve sınırlılıklarını değerlendirerek Türkiye’de uygulanabilirliğini tartışmak ve Türkiye’de okul sosyal hizmetinin kurumsal ve idari örgütlenmesine yönelik bir model önerisi geliştirmektir.