AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study concludes that al-Shīrāzī adopts an anti-Muʿtazilī stance aligned with Ashʿarī theology in concept-based discussions.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Sectarian differentiation in Islamic thought grounded in matters of iʿtiqād appears in classical literature through mutual refutation and defense of doctrines. Such debates were not limited to kalām but permeated nearly all Islamic sciences. Intellectual circles sought to sustain these discussions, and scholars of diverse backgrounds participated. One such scholar is Abū Isḥāq al-Shīrāzī (d. 476/1083). In his Kitāb al-Ḥudūd, a work on definitions, al-Shīrāzī includes kalāmī concepts. Beyond this, his uṣūl al-fiqh works also contain critiques of the Muʿtazila regarding definitions. This study aims to analyze al-Shīrāzī’s criticisms of the Muʿtazila through the framework of ḥudūd. It argues that theological debates extended into the technical domain of definitions, shaping Islamic intellectual discourse. The study concludes that al-Shīrāzī adopts an anti-Muʿtazilī stance aligned with Ashʿarī theology in concept-based discussions.
Özet
İslâm düşüncesinde itikâda dayalı mezhebi farklılaşmalar, klasik literatürde görüşlerin karşılıklı ret ve savunulmasında kendini göstermiştir. İtikâda dayalı tartışmalar, bilindiği üzere sadece kelâm ve itikâd alanıyla sınırlı kalmamıştır. İtikâdî tartışmaların neredeyse İslâmî ilimlerin bütün alanlarına sirayet ettiğini söylemek abartı olmayacaktır. Bu bağlamda entelektüel İslâmî çevrelerce kelâm ve itikâd tartışmaları güncel tutulmaya çalışılmış ve farklı ilmî kimliklere mensup bilginler bu tartışmaların tarafı olmuşlardır. Bunlardan biri de Ebû İsḥâḳ eş-Şîrâzî’dir (ö. 476/1083). O, tanımlara dair yazdığı Kitâbu’l-Ḥudûd adlı eserinde kelâmî kavramlara da yer vermektedir. Şîrâzî’nin tanımlara dair mezkûr eseri dışında fıkıh usûlü alanında yazdığı eserlerde tanımlara dair Mu‘tezileye yönelik eleştiriler de irdelenecektir. Araştırmanın amacı, Şîrâzî’nin Mu‘tezile’ye yönelik eleştirilerini tanımlar (hudûd) üzerinden ortaya koymaya çalışmaktır. Araştırmanın başlıca iddiası, kelâmî/itikâdî tartışmaların, son derece teknik bir alan olan kavram tanımlarına da sirayet ederek İslâmî entelektüel çevrelerde güçlü bir etki ortaya koyduğudur. Sonuç olarak Şîrâzî’nin kavram temelli kelâmî tartışmalarda