AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThese findings highlight the limited utility of circulating biomarkers and emphasize the importance of established clinical risk factors in PAS diagnostic utility.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: Placenta accreta spectrum (PAS) is a severe obstetric condition characterized by abnormal trophoblast invasion and increased maternal morbidity. Laeverin (LVN), a trophoblast-specific peptidase involved in cell invasion, has been implicated in placental pathophysiology. This study aimed to evaluate maternal serum LVN levels in pregnancies complicated by PAS and to assess its diagnostic and discriminative utility. Materials and Methods: This prospective case–control study included 88 pregnant women (44 with PAS and 44 gestational age and BMI matched controls) managed at a tertiary center between July 2025 and March 2026. PAS diagnosis was established by ultrasonography and confirmed intraoperatively and histopathologically. Maternal serum LVN levels were measured using ELISA. Receiver operating characteristic (ROC) analysis and regression analyses were performed. Results: Maternal serum LVN levels did not differ between PAS and control groups (0.07 vs. 0.06 ng/mL, p = 0.401) and were not associated with PAS severity or clinical outcomes. ROC analysis showed poor discriminative ability (AUC = 0.552, p = 0.404). In contrast, maternal age (aOR: 1.106, 95% CI: 1.004–1.219, p = 0.042) and previous cesarean section history (aOR: 3.757, 95% CI: 1.800–7.841, p < 0.001) were independent predictors of PAS. Conclusion: Maternal serum LVN levels did not differ between PAS and healthy pregnancies and did not demonstrate meaningful diagnostic or diagnostic utility in this cohort. These findings highlight the limited utility of circulating biomarkers and emphasize the importance of established clinical risk factors in PAS diagnostic utility.
Özet
Amaç: Plasenta akreta spektrumu (PAS), anormal trofoblast invazyonu ile karakterize, maternal morbiditeyi artıran ciddi bir obstetrik tablodur. Trofoblasta özgü bir peptidaz olan laeverin (LVN), hücre invazyonunda rol almakta olup plasental patofizyolojide önemli bir belirteç olarak öne sürülmektedir. Bu çalışmada, PAS ile komplike gebeliklerde maternal serum LVN düzeylerinin değerlendirilmesi ve tanısal performansının araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif olgu-kontrol çalışmasına, Temmuz 2025 ile Mart 2026 tarihleri arasında üçüncü basamak bir merkezde takip edilen 44 PAS olgusu ile gebelik haftası ve vücut kitle indeksine göre eşleştirilmiş 44 sağlıklı gebe olmak üzere toplam 88 gebe dahil edilmiştir. PAS tanısı prenatal ultrasonografi ile konulmuş olup, intraoperatif bulgular ve histopatolojik bulgularla doğrulanmıştır. Maternal serum LVN düzeyleri ELISA yöntemi ile ölçülmüştür. Tanısal performansın değerlendirilmesinde ROC analizi, ilişkili faktörlerin belirlenmesinde ise regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Maternal serum LVN düzeyleri PAS ve kontrol grupları arasında benzer olduğu görülmüştür (0,07 vs 0,06 ng/mL; p=0,401). Ayrıca LVN düzeyleri PAS şiddeti veya klinik sonuçlarla ilişkili olmadığı görülmüştür. ROC analizinde LVN'nin PAS'ı ayırt etmedeki performansının düşük olduğu saptanmıştır (AUC=0,552; p=0,404). Buna karşın maternal yaş (düzeltilmiş OR: 1,106; %95 GA: 1,004–1,219; p=0,042) ve önceki sezaryen öyküsü (düzeltilmiş OR: 3,757; %95 GA: 1,800–7,841; p<0,001) PAS için bağımsız belirleyiciler olarak bulunmuştur. Sonuç: Maternal serum LVN düzeyleri PAS ile sağlıklı gebelikler arasında anlamlı farklılık göstermemiş ve bu kohortta tanısal açıdan anlamlı bir performans sergilememiştir. Bulgularımız, dolaşımdaki biyobelirteçlerin sınırlı tanısal değerini ortaya koyarken, PAS'ın öngörülmesi ve tanınmasında maternal yaş ve önceki sezaryen öyküsü gibi yerleşik klinik risk faktörlerinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır.