AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that diplomatic contacts and dialogue channels have increased in recent years, but that normalisation remains fragile due to factors such as the regional balance of power, security parameters and mutual political will.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to analyse the course of Turkey–Armenia relations, indicators of normalisation, and the regional dynamics shaping this process during the period 2009–2025. The research was conducted using a qualitative research design based on a single case study; historical process analysis and periodical comparison were used together. Data were collected through systematic scanning of academic literature, official statements and international reports; the findings were evaluated thematically using qualitative content analysis. The fundamental assumption of the study is that the geopolitical environment that emerged after the Second Karabakh War produced a trend of controlled normalisation in Turkey–Armenia relations, but that the depth of the process largely depended on the course of the Azerbaijan–Armenia peace process. The findings indicate that diplomatic contacts and dialogue channels have increased in recent years, but that normalisation remains fragile due to factors such as the regional balance of power, security parameters and mutual political will. Although economic and transport-based cooperation potential supports the process, it is not decisive on its own. Consequently, Turkey–Armenia normalisation is not a linear and inevitable process but is dependent on multi-layered regional dynamics. In this context, it is anticipated that there will be cautious and limited progress in the short term, acceleration in the medium term depending on the scope of the Azerbaijan–Armenia peace agreement, and in the long term, if economic interdependence deepens, the possibility of a more institutionalised and stable normalisation will come to the fore.
Özet
Bu çalışma, 2009–2025 döneminde Türkiye–Ermenistan ilişkilerinin seyrini, normalleşme göstergelerini ve bu süreci şekillendiren bölgesel dinamikleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, tek vaka incelemesine dayalı nitel araştırma deseniyle yürütülmüş; tarihsel süreç analizi ile dönemsel karşılaştırma birlikte kullanılmıştır. Veriler, akademik literatür, resmî açıklamalar ve uluslararası raporların sistematik taranmasıyla toplanmış; elde edilen bulgular nitel içerik analiziyle tematik biçimde değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel varsayımı, İkinci Karabağ Savaşı sonrasında ortaya çıkan jeopolitik ortamın Türkiye–Ermenistan ilişkilerinde kontrollü bir normalleşme eğilimi ürettiği, ancak sürecin derinliğinin büyük ölçüde Azerbaycan–Ermenistan barış sürecinin seyrine bağlı kaldığı yönündedir. Bulgular, son yıllarda diplomatik temasların ve diyalog kanallarının arttığını, ancak normalleşmenin bölgesel güç dengesi, güvenlik parametreleri ve karşılıklı siyasi irade gibi faktörlere bağlı olarak kırılganlığını koruduğunu göstermektedir. Ekonomik ve ulaştırma temelli iş birliği potansiyeli süreci desteklese de tek başına belirleyici değildir. Sonuç olarak Türkiye–Ermenistan normalleşmesi doğrusal ve kaçınılmaz bir süreç olmayıp çok katmanlı bölgesel dinamiklere bağlıdır. Bu çerçevede öngörü olarak, kısa vadede temkinli ve sınırlı ilerleme, orta vadede Azerbaycan–Ermenistan barış anlaşmasının kapsamına bağlı hızlanma, uzun vadede ise ekonomik karşılıklı bağımlılık derinleşirse daha kurumsallaşmış ve istikrarlı bir normalleşme ihtimali öne çıkmaktadır.