AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConsequently, the element ear is evaluated as one of the fundamental somatic metaphors in the Turkic languages, reflecting both historical continuity and cultural diversity.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study comparatively examines idioms and proverbs containing the lexical item ear in the historical varieties of Turkish as well as in contemporary Kazakh and Turkish. The primary aim of the research is to reveal the historical continuity, semantic extensions, and cultural functions of the somatic element ear within the process of phraseological formation. The study analyzes data obtained from texts written in Old Turkic, Old Uyghur, Karakhanid, Khwarezm, Kipchak, and Chagatai Turkish alongside idioms and proverbs found in contemporary Kazakh and Turkish. Adopting a qualitative research methodology, the data were evaluated through descriptive and comparative analysis techniques. The findings demonstrate that the element ear functions not only as an organ of hearing but also as a powerful metaphorical construct encompassing multidimensional semantic domains such as attention, perception, learning, receiving information, obedience, forgetting, discomfort, joy, and social communication. The analysis further reveals that in historical texts, the element ear was associated with meanings such as hearing, heeding speech, advice, knowledge, wisdom in governance, attentiveness, secret information, and the preservation of words, whereas in contemporary varieties these meanings have expanded and become increasingly conventionalized in idiomatic expressions. The comparison between Kazakh and Turkish indicates that many idioms correspond directly to one another, while others exhibit different formal realizations despite conveying similar meanings. Consequently, the element ear is evaluated as one of the fundamental somatic metaphors in the Turkic languages, reflecting both historical continuity and cultural diversity.
Özet
Bu çalışma; Türkçenin tarihî lehçeleri ile çağdaş Kazak ve Türkiye Türkçelerindeki “kulak” unsuruyla kurulan deyim ve atasözlerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, kulak organ adının somatik deyimleşme sürecindeki tarihsel sürekliliğini, anlamsal genişlemelerini ve kültürel işlevlerini ortaya koymaktır. Çalışmada Köktürk, Eski Uygur, Karahanlı, Harezm, Kıpçak ve Çağatay Türkçesi metinlerinden elde edilen veriler ile Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki deyim ve atasözleri karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Nitel araştırma yöntemine dayanan bu çalışmada veriler betimleyici ve karşılaştırmalı analiz teknikleriyle değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular; “kulak” unsurunun yalnızca bir duyma organı olarak değil aynı zamanda dikkat, algı, öğrenme, haber alma, itaat, unutma, rahatsızlık, sevinç ve toplumsal iletişim gibi çok boyutlu anlam alanlarını taşıyan güçlü bir metaforik yapı oluşturduğunu göstermektedir. Tarihî metinlerde “kulak” unsurunun işitme, söze yönelme, öğüt, bilgi, yönetim aklı, dikkat, gizli haber, sözün muhafazası gibi anlamlarıyla kullanıldığı, çağdaş lehçelerde ise bu anlamların genişleyerek deyimleştiği tespit edilmiştir. Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasında yapılan karşılaştırma, birçok deyimin birebir örtüştüğünü, bazı durumlarda ise farklı biçimlerin kullanıldığını göstermiş ve bu durumu ortaya koymuştur. Sonuç olarak “kulak” unsuru, Türk dillerinde hem tarihsel sürekliliği hem de kültürel çeşitliliği yansıtan temel somatik metaforlardan biri olarak değerlendirilmiştir.