AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThrough the findings and evaluations presented, the study aims to contribute to research on the Dīvān-ı Ḥikmet tradition.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The Dîvân-ı Hikmet, which contains the hikmets attributed to Ahmed Yesevî, has been transmitted across a wide geographical area for centuries through various manuscript copies and is regarded as one of the most important foundational texts of Turkish Sufi literature. This process of transmission has not only led to the formation of a rich and multilayered Dîvân-ı Hikmet corpus but has also given rise to remarkable diversity in the linguistic features, styles, and contents of the texts. In particular, the manuscripts copied in Central Asia display notable differences both in their linguistic characteristics and in the number of hikmets they contain, thereby revealing the dynamic nature of the hikmet tradition. In this study, a manuscript of the Dīvān-ı Ḥikmet published in Turkmenistan is examined in detail with regard to its linguistic features, and its linguistic identity is discussed. Although the manuscript has been classified as a Turkmen Turkish text on the grounds that it was published in Turkmenistan, a detailed analysis of its orthographic, phonological, and morphological features necessitates a reconsideration of this classification. Indeed, the analysis reveals the presence of numerous linguistic elements characteristic of Chagatai Turkish in the text. This finding points to a complex and multilayered linguistic structure. Through the findings and evaluations presented, the study aims to contribute to research on the Dīvān-ı Ḥikmet tradition.
Özet
Ahmed Yesevî’ye atfedilen hikmetleri ihtiva eden Dîvân-ı Hikmet, Türk tasavvuf edebiyatının en önemli ve kurucu metinlerinden biri olarak yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada farklı yazma nüshalar aracılığıyla aktarılmıştır. Bu aktarım süreci, zengin ve çok katmanlı bir Dîvân-ı Hikmet külliyatının oluşmasını sağlarken metnin dil özellikleri, üslubu ve içerik yapısı bakımından dikkate değer çeşitliliklerin ortaya çıkmasına da zemin hazırlamıştır. Özellikle Orta Asya sahasında istinsah edilen nüshalar hem dil özellikleri hem de içerdikleri hikmet sayıları bakımından dikkate değer farklılıklar göstermekte ve bu durum hikmet geleneğinin dinamik yapısını gözler önüne sermektedir. Bu çalışmada, Türkmenistan sahasında yayınlanmış bir Divân-ı Hikmet nüshası dil özellikleri bakımından ayrıntılı bir biçimde incelenmekte ve nüshanın dilsel kimliği tartışılmaktadır. Söz konusu nüsha, Türkmenistan sahasında yayınlandığı dikkate alınarak Türkmen Türkçesine ait bir nüsha olarak değerlendirilmiştir. Ancak metnin imlâ, ses ve şekil özellikleri bakımından yapılan incelemeler, nüsha üzerine yapılan değerlendirmenin yeniden gözden geçirilmesini zorunlu hâle getirmiştir. Nitekim metinde Çağatay Türkçesine ait çok sayıda dil unsurunun varlığı tespit edilmiştir. Bu durum, nüshanın dilsel kimliği konusunda karmaşık ve çok katmanlı bir yapı ortaya koymaktadır. Çalışma, yapılan tespit ve değerlendirmelerle Dîvân-ı Hikmet geleneğine yeni bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır.