AI Summary & Key Takeaways
AI InsightAs a result, the study highlights that BIM should be positioned in Türkiye not merely as a modeling tool, but as a strategic platform for developing environmentally responsive façade designs in high-rise buildings.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
With the increasing number of high-rise buildings in Türkiye, the architectural façade design of these structures has become an important field of research, encompassing both aesthetics and performance. This study aims to evaluate the transformation of architectural façade design in high-rise buildings in Türkiye within the context of sustainability goals and the impact of Building Information Modeling (BIM) on architectural decision-making processes. A qualitative research approach was adopted in the study, and the data were examined using a literature review and content analysis. Within the scope of the study, to clarify the current situation in Türkiye, projects incorporating BIM-based façade applications, such as the Istanbul Financial Center Ziraat Towers, as well as academic publications, were analyzed. Particularly after the 2000s, rapid urbanization, the influence of global architectural trends, and advancing technologies have led to a significant transformation in the façades of high-rise buildings. This evolution, ranging from traditional glass–aluminum façades to multi-layered envelope systems prioritizing energy efficiency, reflects the change in architectural design culture in Türkiye. However, studies that holistically evaluate the technological, environmental, and design factors behind this transformation remain limited. In this context, Building Information Modeling (BIM) emerges as an important tool supporting sustainable façade design in high-rise buildings. BIM-based design processes enable the integration of criteria directly affecting façade performance, such as daylight control, thermal performance analysis, material optimization, and life cycle assessment, into the early stages of design. Thus, architects can shape decisions on façade form, material selection, and structural organization within a more data-driven, sustainable framework. It has been identified that current BIM practices in Türkiye remain predominantly focused on technical coordination, clash detection, and construction processes. At the same time, their use as a sustainability-oriented decision-support tool in the early design stages remains limited. As a result, the study highlights that BIM should be positioned in Türkiye not merely as a modeling tool, but as a strategic platform for developing environmentally responsive façade designs in high-rise buildings.
Özet
Türkiye’de yüksek katlı binaların sayısının artmasıyla birlikte, bu yapıların mimari cephe tasarımları hem estetik hem de performans açısından önemli bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu çalışma, Türkiye’de yüksek katlı binaların mimari cephe tasarımında yaşanan dönüşümü, sürdürülebilirlik hedefleri ve Bina Bilgi Modellemesi (BIM) kullanımının mimari karar süreçlerine etkisi bağlamında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiş olup, veriler literatür incelemesi ve içerik analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, Türkiye bağlamındaki mevcut durumu somutlaştırmak amacıyla İstanbul Finans Merkezi Ziraat Kuleleri gibi BIM tabanlı cephe uygulamaları içeren projeler ve akademik yayınlar incelenmiştir. Özellikle 2000’li yıllardan sonra hızlanan kentleşme, küresel mimari eğilimlerin etkisi ve gelişen teknolojiler, yüksek katlı yapıların cephelerinde belirgin bir dönüşüme yol açmıştır. Geleneksel cam–alüminyum cephelerden, enerji verimliliğini önceleyen çok katmanlı kabuk sistemlerine kadar uzanan bu evrim, Türkiye’de mimari tasarım kültürünün değişimini yansıtmaktadır. Bununla birlikte, bu değişimin ardındaki teknolojik, çevresel ve tasarımsal faktörlerin bütüncül bir şekilde değerlendirildiği çalışmalar sınırlıdır. Bu bağlamda Bina Bilgi Modellemesi (BIM), yüksek katlı binalarda sürdürülebilir cephe tasarımını destekleyen önemli bir araç olarak öne çıkmaktadır. BIM tabanlı tasarım süreçleri gün ışığı kontrolü, ısıl performans analizi, malzeme optimizasyonu ve yaşam döngüsü değerlendirmesi gibi cephe performansını doğrudan etkileyen kriterlerin tasarım sürecinin erken aşamalarına entegre edilmesini sağlamaktadır. Böylece mimarlar, cephe formu, malzeme seçimi ve yapısal organizasyon gibi kararları daha veriye dayalı ve sürdürülebilir bir çerçevede şekillendirebilmektedir. Türkiye’deki mevcut BIM pratiklerinin halen ağırlıklı olarak teknik koordinasyon, çakışma tespiti ve imalat süreçlerinde yoğunlaştığı; tasarımın ilk evrelerinde sürdürülebilirlik odaklı karar destek aracı olarak kullanımının ise sınırlı kaldığı saptanmıştır. Sonuç olarak, çalışma BIM’in Türkiye’de sadece bir modelleme aracı değil, yüksek katlı binalarda çevresel duyarlılığı yüksek cephe tasarımları geliştirmek için stratejik bir platform olarak konumlandırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.