AI Summary & Key Takeaways
AI InsightAccording to the results of the analysis, emotional autonomy explains 1% of the change in speaking anxiety.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study was to examine the relationship between emotional autonomy, which is effective in the development of self-confidence and independent decision-making ability in students, and speech anxiety. This study was conducted with the relational research model, one of the quantitative research designs. In the study, it was tried to determine whether there is a change in the speech anxiety of middle school students depending on their emotional autonomy. The relationship between middle school students' emotional autonomy and their speech anxiety was examined by exploratory correlation analysis. Simple linear regression analysis was used to determine whether middle school students' emotional autonomy is a predictor of their speaking anxiety. The study group of the research consisted of 318 eighth grade students who were determined by purposive sampling method and who were studying in four different secondary schools in Bursa in the 2021-2022 academic year. The data were collected through the Emotional Autonomy Scale (EAS) developed by Steinberg and Silverberg (1986) and adapted into Turkish by Deniz et al. (2013) and the Speech Anxiety Scales developed by Gündüz and Demir (2020). As a result of the research, middle school students’ general emotional autonomy and speech anxiety were found to be at a moderate level. There was a significant and negative relationship between emotional autonomy and speech anxiety, emotional autonomy was found to be a predictor of speaking anxiety. According to the results of the analysis, emotional autonomy explains 1% of the change in speaking anxiety.
Özet
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerde özgüven ve bağımsız karar verebilme yetisinin gelişmesinde etkili olan duygusal özerklik ile konuşma kaygısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel araştırma modeli ile yürütülmüştür. Araştırmada, duygusal özerkliklerine bağlı olarak ortaokul öğrencilerinin konuşma kaygısında bir değişimin olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Ortaokul öğrencilerinin duygusal özerklikleri ile konuşma kaygıları arasındaki ilişki keşfedici korelasyon analiziyle incelenmiştir. Ortaokul öğrencilerinin duygusal özerkliğinin, konuşma kaygılarının bir yordayıcısı olup olmadığını belirlemek için basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenen ve 2021-2022 eğitim öğretim yılında Bursa’daki dört farklı ortaokulda öğrenim görmekte olan 318 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Steinberg ve Silverberg (1986) tarafından geliştirilen Deniz vd. (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan Duygusal Özerklik Ölçeği (DÖÖ) ile Gündüz ve Demir (2020) tarafından geliştirilen Konuşma Kaygısı Ölçekleri aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda ortaokul öğrencilerinin genel duygusal özerklik ve konuşma kaygısı orta düzey olarak saptanmıştır. Duygusal özerklik ile konuşma kaygısı arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkinin olduğu, duygusal özerkliğin konuşma kaygısının bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Analiz sonuçlarına göre duygusal özerklik konuşma kaygısındaki değişimin %1’ini açıklamaktadır.