AI Summary & Key Takeaways
AI InsightFindings revealed that pre-service teachers had low AI literacy levels, while their AI anxiety was moderate.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The aim of this study is to examine the artificial intelligence (AI) literacy levels of pre-service primary school teachers and to investigate their relationship with factors such as AI anxiety, age, gender, grade level, internet usage habits, time allocated to internet use, and computer ownership. The study was designed according to the relational survey model, a quantitative research design. The sample consisted of 266 pre-service teachers studying at various universities in the 2023–2024 fall semester, selected through simple random sampling. Data were collected online using the “Artificial Intelligence Literacy Scale (AILS)” (Çelebi et al., 2023) and the “Artificial Intelligence Anxiety Scale (AIAS)” (Akkaya et al., 2021). Both scales showed high reliability (AILS: α=0.83; AIAS: α=0.91). Skewness and kurtosis coefficients indicated normal distribution, and data were analyzed using t-test and ANOVA. Findings revealed that pre-service teachers had low AI literacy levels, while their AI anxiety was moderate. About 75% had below-average AI literacy, and 47.7% had below-average AI anxiety. Although AI literacy and AI anxiety showed a negative relationship, it was weak and not significant. Teachers using the internet for news monitoring and educational purposes displayed significantly higher AI literacy. Female participants reported significantly higher AI anxiety than males. Variables such as age, grade level, internet use time, and computer ownership were related to some sub-dimensions, but overall, they showed no significant effect on AI literacy and anxiety levels. The study highlights the limited level of AI literacy among pre-service teachers and suggests that research in this emerging field should be expanded. Future studies are expected to examine AI literacy in greater depth, focusing on various factors that may influence its development.
Özet
Bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin yapay zekâ kaygısı, yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, internet kullanım alışkanlıkları, internet kullanımına ayrılan süre ve bilgisayar sahipliği durumu gibi çeşitli değişkenler ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeline göre gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle seçilen 2023-2024 güz döneminde çeşitli üniversitelerde öğrenim gören 266 sınıf öğretmeni adayından oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Çelebi ve diğerleri (2023) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan “Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği (YZOÖ)” ile Akkaya ve diğerleri (2021) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan “Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği (YZKÖ)” kullanılmıştır. Yapılan Cronbach alfa güvenirlik analizinde Yapay Zekâ Okuryazarlığı Ölçeği (a=0,83) ile Yapay Zekâ Kaygı Ölçeği’nin (a=0,91) yüksek derecede güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Veriler çevrimiçi ortam aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerin normal dağılım özelliği gösterip göstermediğine çarpıklık ve basıklık katsayılarına göre karar verilmiştir. Normal dağılım özelliği gösteren veriler t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin düşük, yapay zekâ kaygılarının ise ortalama olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının %75’inin düşük YZ okuryazarlık düzeyine, %47,7’sinin düşük YZ kaygı düzeyine sahip olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin arttıkça yapay zekâ kaygı düzeylerinin düştüğü görülmüştür. Ancak bu zayıf ve anlamlı düzeyde olmadığı sonucu elde edilmiştir. İnterneti haber takibi ve eğitim, ders amacıyla kullanma alışkanlığına sahip olan öğretmen adaylarının YZ okuryazarlık düzeylerinin anlamlı derece daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca kadın öğretmen adaylarının yapay zekâ kaygı düzeylerinin erkek öğretmen adaylara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaş, sınıf düzeyi, internet kullanım sıklığı ve bilgisayar sahipliği gibi değişkenlerin yapay zekâ okuryazarlığı ve kaygı düzeylerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Yapay zekâ okuryazarlığı literatüre yeni giren ve eğitim bağlamında az çalışılmış bir konudur. Önümüzdeki yıllarda bu konudaki çalışmaların artacağı ve yapay zekâ okuryazarlığı ile ilişkili değişkenlerin daha derinlemesine inceleme konusu olacağı beklenmektedir.