AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn this respect, the article also contributes conceptually to the comparative politics literature on the role of political parties in transition regimes.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The 12 September 1980 military intervention in Türkiye initiated a transition regime where the political sphere was restructured under military tutelage. During this period, parties functioned within boundaries defined by military authorities rather than as autonomous actors. Founded in 1983, the Motherland Party (ANAP) emerged as the sole governing power and should be examined as a distinctive political model produced by this transition regime. This study departs from the existing literature that predominantly focuses on ANAP’s ideological composition or leadership characteristics. Instead, it conceptualizes ANAP as a post-ideological and depoliticizing model of governance shaped by the conditions of the post–12 September transition period. The main argument of the article is that ANAP constructed its political legitimacy not through ideological mobilization, but through consensus-building, technocratic governance, and an emphasis on managerial capacity. In this sense, ANAP enabled a mode of politics that softened political conflict, marginalized ideological polarization, and redefined politics around economic rationality and service-oriented governance. Methodologically, the study employs a qualitative and interpretive approach grounded in the literature on transition regimes, post-ideological politics, and depoliticization. By doing so, it conceptualizes ANAP not merely as a temporary ruling party, but as an analytical case illustrating how political actors and practices are produced and legitimized within transition regimes. In this respect, the article also contributes conceptually to the comparative politics literature on the role of political parties in transition regimes.
Özet
12 Eylül 1980 askeri müdahalesi, Türkiye’de yalnızca siyasal iktidarın el değiştirdiği bir kırılma değil, siyasal alanın yeniden yapılandırıldığı özgül bir geçiş rejimini de beraberinde getirmiştir. Bu dönemde siyasal partiler, rekabetçi demokrasinin klasik aktörleri olmaktan ziyade, askeri vesayet altında tanımlanan sınırlar içerisinde faaliyet göstermiştir. 1983 yılında kurulan ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde tek başına iktidara gelen Anavatan Partisi (ANAP), bu bağlamda yalnızca merkez sağ bir parti olarak değil, geçiş rejiminin ürettiği özgün bir siyasal model olarak değerlendirilmelidir. Bu çalışma, ANAP’ı ideolojik bileşimi ya da liderlik özellikleri üzerinden ele alan mevcut literatürden ayrılarak, partiyi 12 Eylül sonrası geçiş rejimi bağlamında post-ideolojik ve depolitize edici bir iktidar modeli olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. Makalenin temel iddiası, ANAP’ın siyasal meşruiyetini ideolojik mobilizasyondan ziyade uzlaşma, teknokratik yönetim anlayışı ve yönetsel kapasite üzerinden inşa ettiği yönündedir. Bu doğrultuda ANAP, siyasal çatışmayı yumuşatan, ideolojik kutuplaşmayı geri plana iten ve siyaseti ekonomi ve hizmet ekseninde yeniden tanımlayan bir siyaset yapma biçimini mümkün kılmıştır. Çalışma, geçiş rejimleri, post-ideolojik siyaset ve depolitizasyon literatüründen yararlanarak nitel ve yorumlayıcı bir yöntemle yürütülmüştür. Böylece ANAP, yalnızca dönemsel bir iktidar deneyimi olarak değil, geçiş rejimlerinde siyasal aktörlerin nasıl üretildiğini ve hangi siyasal pratiklerin meşrulaştırıldığını gösteren analitik bir örnek olarak kavramsallaştırılmaktadır. Bu yönüyle makale, Türkiye örneği üzerinden geçiş rejimlerinde siyasal partilerin üstlendikleri işlevlere ilişkin karşılaştırmalı siyaset literatürüne de kavramsal düzeyde katkı sunmaktadır.