AI Summary & Key Takeaways
AI InsightMoreover, it has been determined that Rıfkı Efendi’s behavioral patterns lack a substantial link to the philosophical movement known as “Skeptical Reaction.”
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Feraizcizade Mehmet Şakir is one of the preeminent figures in Turkish literature who reflects the profound influence of Moliere. While his work bears the hallmark of Western literature, particularly French theatre through the lens of Moliere, it is also possible to trace the distinct imprints of Traditional Turkish Theatre within his writing. In his play Evhâmî, which constitutes the central axis of this study, it is observed that the author fulfills the mission of theatre as a “school of morality and language” and “useful entertainment” a vision famously championed by Namık Kemal, a leading figure of the period. This study analyzes the play Evhâmî through the conceptual frameworks of doubt (skepticism) and delusion. It traces the various forms through which the author manifests these concepts and investigates whether the text maintains a correlation with the philosophical movement of Skepticism. Furthermore, it reveals how the satire of superstitions is constructed through the phenomenon of doubt. The text materializes the manifestations of doubt on both individual and social levels through the protagonist, Rıfkı Efendi (Evhâmî). In the specific context of Evhâmî, this concept evolves into “delusion” and “superstition”, ultimately serving as an element that severs the character’s connection with reality. The study concludes that the protagonist, Rıfkı Efendi, is exploited due to his skeptical disposition -which stems from his inherent temperament- and that his inclination toward superstitions is critiqued through comedy and satire. Moreover, it has been determined that Rıfkı Efendi’s behavioral patterns lack a substantial link to the philosophical movement known as “Skeptical Reaction.”
Özet
Feraizcizade Mehmet Şakir, Yenileşme Dönemi Türk Edebiyatının başlangıcındaki Moliere etkisini görebileceğimiz şahsiyetlerden biridir. Yazarda Batı edebiyatının, özellikle Moliere üzerinden Fransız tiyatrosunun etkisi bulunmakla birlikte Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun izlerini sürebilmek de mümkündür. Yazarın çalışmamızın ana eksenini oluşturan Evhâmî piyesiyle dönemin öne çıkan şahsiyeti Namık Kemal’in tiyatroya yüklediği “ahlak ve lisan mektepliği, faydalı eğlence” misyonlarını karşıladığı görülür. Çalışmamız; Evhâmî piyesini şüphe ve vehim kavramları üzerinden okumakta, yazarın şüphe ve vehmi ortaya çıkardığı biçimlerin izini sürmekte, metnin felsefi bir yaklaşım olan Şüphecilik ile bir ilişkisi olup olmadığını aramakta ve şüphe üzerinden batıl itikatların hicvinin nasıl yapıldığını ortaya koymaktadır. Metin, şüphe olgusunun bireysel ve toplumsal düzlemdeki tezahürlerini piyesin başkahramanı Rıfkı Efendi (Evhâmî) üzerinden somutlaştırmaktadır. Evhâmî özelinde bu kavram, “kuruntu” (vehim) ve “batıl itikat” boyutuna evrilerek karakterin gerçeklikle bağını koparan bir unsura dönüşmüştür. Çalışmanın sonunda metnin ana karakteri Rıfkı Efendi’nin -mizacından da kaynaklanan- şüpheci tavrından dolayı istismar edildiği, her şeye şüpheyle yaklaşmasıyla batıl itikatlara meyilli yanının komedi ve hiciv yoluyla eleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca Rıfkı Efendi’nin davranış pratiklerinin felsefi bir akım olan “şüpheci reaksiyon” ile bir bağının olmadığı görülmüştür.