AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn contrast, income, occupation, place of residence, communication tools used and preferred social media platforms did not produce strong statistical differences.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to examine how infodemic information disseminated through mass media affects individuals. The research was conducted using quantitative content analysis and a survey administered to 400 participants. The findings largely support the core assumptions of DeFleur’s psychodynamic theory. Content analysis shows that the vast majority of Covid-19–related items produced by fact-checking platforms were identified as false. Quantitative results further reveal that individuals are affected by such infodemic content at varying levels. In line with the theory, despite the high volume of misleading information circulating during the Covid-19 pandemic, many participants approached these claims critically. However, certain groups—particularly those with lower educational attainment, the unvaccinated, and those unaware of fact-checking platforms, showed higher levels of belief in false information. The main hypothesis—that susceptibility to infodemic information varies across different parameters—was clearly supported, especially regarding vaccination status, education level, and awareness of fact-checking sources. Although gender, age, and Covid-19 infection status did not consistently yield significant differences across the full scale, some sub-dimension variations partially supported these hypotheses. In contrast, income, occupation, place of residence, communication tools used and preferred social media platforms did not produce strong statistical differences.
Özet
Bu çalışmanın amacı kitle iletişim araçlarında yer alan infodemik bilgilerin insanları nasıl etkilediğini ortaya koymaktır. Araştırma niceliksel içerik analizi ve en yaygın tarama araştırma yöntemlerinden biri olan anket tekniği ile yapılmıştır. Araştırma kapsamındaki anket toplamda 400 kişiye uygulanmıştır. Araştırmanın bulguları, DeFleur’un kuramının temel varsayımlarını büyük ölçüde doğrulamaktadır. İçerik analizi sonucunda doğrulama platformlarında Covid-19’a ilişkin üretilen içeriklerin büyük çoğunluğunun yanlış bilgi olduğu saptanmış; nicel bulgular ise bireylerin bu infodemik bilgilerden farklı düzeylerde etkilendiğini ortaya koymuştur. Kurama paralel biçimde, Covid-19 pandemisi sürecinde üretilen yoğun infodemik içeriğe rağmen katılımcıların önemli bir kısmının bu bilgilere eleştirel yaklaştığı, buna karşın belirli gruplarda (özellikle daha düşük eğitim düzeyi, aşı olmayanlar, doğrulama platformlarından haberdar olmayanlar vb.) yanlış bilgiye inanma düzeyinin yükseldiği görülmüştür. Araştırmanın ana hipotezi olan “infodemik bilgiden etkilenme düzeyinin farklı parametrelere göre değiştiği” savı özellikle aşı olma durumu, eğitim düzeyi ve doğrulama platformlarından haberdar olma değişkenlerinde açık biçimde desteklenmiş, bu gruplarda infodemik bilgiye inanma düzeyinin anlamlı biçimde farklılaştığı tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş ve Covid-19’a yakalanma durumuna ilişkin hipotezler ise tüm ölçek düzeyinde her zaman anlamlı olmasa da alt boyutlarda ortaya çıkan farklılıklarla kısmen doğrulanmıştır. Buna karşılık gelir, meslek, yaşanılan yer, kullanılan iletişim aracı ve sosyal medya platformuna ilişkin hipotezler genel olarak istatistiksel açıdan güçlü farklar üretmemiştir.