AI Summary & Key Takeaways
AI InsightConclusion: The findings indicate that studies on white noise have largely been limited to newborns.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Aim: This study aims to identify trends in academic output, thematic focuses, and methodological characteristics by examining the bibliometric features of graduate theses on the use of white noise with children in Türkiye. Materials and Methods: A bibliometric analysis method was used in this descriptive study. The data were obtained from a search conducted at the Higher Education Council’s National Thesis Center. A total of 34 graduate theses conducted in the field of health, involving child participants and employing an experimental design, were examined. The theses were evaluated in terms of year, thesis type, university, department, research objective, research design, sample group, data collection tools, and research setting. Results: It has been determined that research on white noise began in 2006, showed a marked increase particularly after 2019, and reached its peak in 2022. The majority of these studies were conducted at the master’s level, at public universities, and in the field of nursing. The research has primarily focused on the neonatal period; the most frequently examined variables have been pain, physiological parameters, sleep, feeding, and comfort. The studies predominantly utilized randomized controlled experimental designs and standardized measurement tools, and the majority of the research was conducted in neonatal intensive care units. Conclusion: The findings indicate that studies on white noise have largely been limited to newborns. It has been determined that research targeting different populations, such as preschool children and individuals with special needs, is insufficient; furthermore, areas such as long-term developmental outcomes, behavioral regulation, and parent–infant interaction have been addressed only to a limited extent. Gaps regarding variables requiring standardization—such as intervention duration, frequency, and sound level—are notable.
Özet
Amaç: Bu çalışma, Türkiye’de çocuklar üzerinde beyaz gürültü kullanımını konu alan lisansüstü tezlerin bibliyometrik özelliklerini inceleyerek akademik üretimin gelişim eğilimlerini, tematik odaklarını ve metodolojik özelliklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki araştırmada bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Veriler, Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nde yapılan tarama sonucunda elde edilmiştir. Sağlık alanında yürütülmüş, çocuk örneklemli ve deneysel tasarıma sahip 34 lisansüstü tez incelenmiştir. Tezler yıl, tez türü, üniversite, anabilim dalı, araştırma amacı, araştırma deseni, örneklem grubu, veri toplama araçları ve araştırma ortamı açısından değerlendirilmiştir. Bulgular: Beyaz gürültüye ilişkin tezlerin 2006 yılında başladığı, özellikle 2019 sonrasında belirgin bir artış gösterdiği ve en yoğun üretimin 2022 yılında gerçekleştiği belirlenmiştir. Çalışmaların çoğunluğu yüksek lisans düzeyinde, devlet üniversitelerinde ve hemşirelik alanında yürütülmüştür. Araştırmalar ağırlıklı olarak yenidoğan dönemine odaklanmış; en sık incelenen değişkenler ağrı, fizyolojik parametreler, uyku, emme ve konfor olmuştur. Çalışmalarda çoğunlukla randomize kontrollü deneysel desenler ve standart ölçüm araçları kullanılmış, araştırmaların büyük bölümü yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde gerçekleştirilmiştir. Sonuç: Bulgular, beyaz gürültü çalışmalarının büyük ölçüde yenidoğanlarla sınırlı kaldığını göstermektedir. Okul öncesi çocuklar ve özel gereksinimli bireyler gibi farklı popülasyonlara yönelik araştırmaların yetersiz olduğu; ayrıca uzun dönem gelişimsel sonuçlar, davranışsal düzenleme ve ebeveyn–bebek etkileşimi gibi alanların sınırlı ele alındığı belirlenmiştir. Müdahale süresi, frekans ve ses düzeyi gibi standartlaştırma gerektiren değişkenlere ilişkin eksiklikler dikkat çekmektedir.