AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIt also contributes to a deeper understanding of how existentialist ethics and postmodern political critique may be brought into productive conversation.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the similarities and differences between Emmanuel Levinas and Judith Butler by focusing on relationality, responsibility, justice and ethics. Considering that the two thinkers belong to different historical, philosophical and political traditions, it aims to show how Levinas’s ethical philosophy informs Butler’s postmodern approach. Based on qualitative and comparative analysis, the article first presents the main concepts of Levinas’s ethics, then analyses Butler’s treatment of precarious life, grievability and violence. It finally evaluates the points of convergence and divergence between the two thinkers. The study argues that the hypothetical dialogue between Levinas and Butler provides a significant lens for rethinking ethical responsibility and justice in a world marked by inequality, violence and exclusion. It also contributes to a deeper understanding of how existentialist ethics and postmodern political critique may be brought into productive conversation.
Özet
Bu çalışma, Emmanuel Levinas ve Judith Butler’ın eserlerinde kullandığı ilişkisellik, sorumluluk, adalet ve etik gibi kavram ve konulara odaklanarak iki düşünürün düşünceleri arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları incelemektedir. Bu çalışma iki düşünürün farklı dönemleri ve farklı felsefi ve politik gelenekleri temsil ettiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, Emmanuel Levinas'ın felsefi ve etik düşüncesinin Judith Butler örneğinde postmodernizm üzerindeki yadsınamaz etkisini göstermeyi amaçlamaktadır. Nitel ve karşılaştırmalı analiz yöntemi uygulanarak yapılan bu incelemede Levinas ve Butler’ın yaklaşımlarının betimsel analizi sunulmakta ve argümanlarını farklı tarihsel dönemlerde inşa ettikleri gerçeğini göz önünde bulundurarak iki düşünürün düşünceleri arasındaki paralellikler ve ayrışma noktaları gözlemlenmektedir. Araştırma paralellikleri ve farklılıkları vurgulayarak, Levinas ve Butler arasındaki varsayımsal diyaloğun bize eşitsizlik, şiddet ve dışlanma dolu bir dünyada etik yaklaşımı ve adaleti yeniden hayal etmek için önemli bir mercek sağladığını vurgulamaktadır. Bu araştırma, daha insani ilişkileri sürdürmek için varoluşçuluk ve postmodernizm arasındaki olası iş birliğinin daha derin bir şekilde anlaşılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.