AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicate that the population is projected to decline from 2.176 in 2025 to approximately 2.058 by 2050.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The population decline and spatial transformation experienced in rural settlements that were granted neighborhood status under Law No. 6360 have emerged as significant planning challenges affecting sustainable rural development. This study aims to contribute to the literature by proposing the core village approach as an ecotourism-based planning model through the case of Tavşanlı Neighborhood. To this end, population projections for the 2030-2050 period were estimated using the exponential growth, least squares, compound interest, and arithmetic increase methods, and the average values obtained from these approaches were used to provide a more reliable demographic forecast. In addition, the core village model was developed using CORINE 2018 Land Cover data, Google Earth Pro (2026) satellite imagery, field surveys, and GIS-based buffer analyses. The findings indicate that the population is projected to decline from 2.176 in 2025 to approximately 2.058 by 2050. Based on these projections, three spatial planning zones were delineated: a core area (0-500 m), an influence zone (500-1000 m), and a controlled-use zone (1000-1500 m). Accordingly, ecotourism-oriented planning proposals were developed for the village center, the Ballıkayalar Nature Park surroundings, reserve areas, and agricultural lands. Overall, the findings demonstrate that the proposed core village model provides a feasible planning framework for promoting sustainable rural development and ecotourism in rural settlements experiencing demographic decline.
Özet
6360 sayılı Kanun ile mahalle statüsü kazanan kırsal yerleşimlerde nüfus kaybı ve mekânsal dönüşümün sürdürülebilir kırsal gelişim üzerindeki etkileri önemli bir planlama sorunu oluşturmaktadır. Bu çalışma, Tavşanlı Mahallesi örneğinde çekirdek köy yaklaşımını ekoturizm temelli bir planlama modeli olarak önererek literatüre katkı sunmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda, yerleşimin demografik geleceğini ortaya koymak amacıyla üssel, En Küçük Kareler, bileşik faiz ve aritmetik artış yöntemleri kullanılarak 2030-2050 dönemine ilişkin nüfus projeksiyonları gerçekleştirilmiş, farklı yöntemlerden elde edilen sonuçların ortalamaları değerlendirilmiştir. Ayrıca CORINE 2018 Arazi Örtüsü verisi, Google Earth Pro (2026) uydu görüntüsü verisi, arazi sörveyleri ile CBS tabanlı tampon analizleri gerçekleştirilerek çekirdek köy modeli geliştirilmiştir. Bulgular, nüfusun 2025 yılındaki 2.176 kişiden 2050 yılında yaklaşık 2.058 kişiye gerileyeceğini göstermektedir. Bu doğrultuda 0-500 m çekirdek alan, 500-1000 m etki kuşağı ve 1000-1500 m kontrollü kullanım zonu tanımlanmış; köy merkezi, Ballıkayalar çevresi ve rezerv alanlar ve tarımsal alanlara yönelik ekoturizm odaklı planlama önerileri geliştirilmiştir. Sonuç olarak çalışma, demografik gerileme eğilimindeki kırsal yerleşimlerde çekirdek köy modelinin sürdürülebilir kırsal kalkınma ve ekoturizm temelli planlama açısından uygulanabilir bir yaklaşım olduğunu ortaya koymaktadır.