Journals / İlahiyat Akademi / 2026 / Sayı: 23

The Lāmiyya Tradition and Ibāḍīsm: An Analysis Through Ghāyat al-Murād fī Naẓm al-Iʿtiqād

Lâmiyye Geleneği ve İbâzıyye: Gâyetu’l-murâd fî nazmi’l-i‘tikâd Üzerinden Bir Analiz

Ahmet Bardak(Yüzüncü Yıl Üniversitesi)0000-0002-9393-7884
Davut Eşit(VAN YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ)0000-0003-1366-4650
Pages
437–472
Publication Date
2026-06-27
🏛️Bibliographic metadata and full text access for this article are provided via DergiPark.
DergiPark Record ↗
✨

AI Summary & Key Takeaways

AI Insight
⚡ TL;DR(Too Long; Didn't Read)

Furthermore, the conclusion has been reached that the work undertook an important role—from a methodical perspective—in the transmission of the creedal views of the Ibāḍīsm sect to subsequent generations.

📌 3 Key Takeaways

🎯
Objective & Hypothesis:The Ibāḍī school, whose origins date back to 64/685, initially emerged in centers of Kharijite influence such as Basra; it subsequently migrated to the southern Arabian Peninsula and North Africa as a result of prevailing political instability.
📊
Key Findings & Data:In the study, the concise work titled Ghāyat al-Murād fī Naẓm al-Iʿtiqād by Nureddīn es-Sālimī (d. 1332/1914)—which is considered one of the most competent examples of this genre—has been placed at the center.
💡
Conclusion & Impact:Furthermore, the conclusion has been reached that the work undertook an important role—from a methodical perspective—in the transmission of the creedal views of the Ibāḍīsm sect to subsequent generations.
🔬Design:Araştırma Makalesi
📍Scope:Comprehensive Sample
⚙️Variables:Kelâm · Fıkıh · İbâzîlik

Abstract

The Ibāḍī school, whose origins date back to 64/685, initially emerged in centers of Kharijite influence such as Basra; it subsequently migrated to the southern Arabian Peninsula and North Africa as a result of prevailing political instability. The connection of the sect with Kharijism has been a subject of discussion that presents continuity throughout the historical process; thus, determining the nature of this relationship through primary texts has gained critical importance in terms of designating the position of the Ibāḍī identity within the history of Islamic sects. The Ibāḍī school has a rich literature in the fields of jurisprudence (fiqh), hadith, exegesis (tafsīr), and creed (aqīdah) as such, it has survived to the present day as an independent school of law without facing extinction. Verse-form creedal (aqīdah) texts in the "lāmiyyah" style—which also stand out in the Ahl al-Sunnah creedal tradition—have secured an important place in the history of Islamic thought due to their fluidity, ease of memorization, and practicality. These works, which present the fundamental principles of faith in a short and concise form—specifically aimed at children and students through a practical method—have also been embraced by broad masses and led to a widespread culture of memorization. Such works, which also find a counterpart in the Ibāḍīsm sect, possess unique characteristic features in terms of the presentation of their subjects. In this context, the decisive influence of the geographical and cultural climate in which Ibāḍī texts were formulated—upon the systematic structure and style of the works—should not be overlooked. The primary objective of this research is to analyze, in broad dimensions, the "lāmiyyah" style creedal texts that come to the fore with their poetic characteristics in the Ibāḍīsm sect. In the study, the concise work titled Ghāyat al-Murād fī Naẓm al-Iʿtiqād by Nureddīn es-Sālimī (d. 1332/1914)—which is considered one of the most competent examples of this genre—has been placed at the center. The case study method, one of the qualitative research methods, was utilized in the research. This study, conducted with the document analysis technique in data collection, investigates the content of the text and its points of connection with Kharijism, in the light of the relevant primary sources. Beyond this, it must be stated that the distinction between schools of creed and jurisprudence (such as Ash'ari-Shafiʿī, Hanafī-Māturīdī, etc.) seen in Sunnī sects is not the case for Ibāḍīsm—and that Ibāḍīsm is used as an umbrella concept—encompassing both the schools of kalām (theology) and fiqh (jurisprudence). This situation manifests itself in the texts written by the Ibāḍīs, where it is observed that the subjects of kalām and fiqh are intertwined. In the examination conducted, signs regarding the relationship of Ibāḍī thought with Kharijism were questioned, and systematic approaches that diverge from the classic kalām paradigm of the sect were put forward. When looking at the primary findings of the study, it demonstrates that the analyzed work distances itself from the rigid takfiri discourse of Kharijism and constructs an original theological system—paralleling Muʿtazilite thought—particularly on the subjects of attributes and the vision of Allah (ruʿyatullah). Apart from this, although Ibāḍīsm has its own unique views in terms of the jurisprudential issues treated within the framework of the text, it is necessary to identify that it also has many views that overlap with Sunnī law. Furthermore, the conclusion has been reached that the work undertook an important role—from a methodical perspective—in the transmission of the creedal views of the Ibāḍīsm sect to subsequent generations.

Özet

Başlangıcı 64/685 yıllarına dayanan İbâzıyye mezhebi ilk etapta Basra gibi Hâricî eğilimin merkezlerinde varlık göstermiş, sonrasında yaşanan siyasi istikrarsızlıklar neticesinde Arap Yarımadası’nın güneyine ve Kuzey Afrika coğrafyasına intikal etmiştir. Mezhebin Hâricîlik ile olan bağı tarihsel süreçte süreklilik arz eden bir tartışma konusu olmuş, bu ilişkinin mahiyetini birincil metinler üzerinden tespit etmek, İbâzî kimliğinin İslam mezhepler tarihi içerisindeki konumunu tayin etmek açısından kritik bir önem kazanmıştır. İbâzî mezhebi kendine has fıkıh, hadis, tefsir ve itikat alanlarında zengin bir literatüre sahip olup bu doğrultuda inkıraza uğramadan günümüze ulaşmış müstakil bir mezhep olmuştur. Ehl-i sünnet akaid geleneğinde de tebarüz eden “lâmiyye” tarzı manzum akide metinleri akıcılığı, ezberleme kolaylığı ve pratikliği sebebiyle İslam düşünce tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Temel inanç esaslarını, pratik bir metotla özellikle çocuklara ve öğrencilere yönelik kısa ve öz bir formda sunan bu eserler, geniş halk kitleleri tarafından da benimsenerek yaygın bir ezber kültürüne yol açmıştır. İbâzıyye mezhebinde de karşılık bulan bu tür eserler konuları sunuş bakımından kendine özgü karakteristik özellikler barındırmaktadır. Bu bağlamda, İbâzî metinlerinin teşekkül ettiği coğrafi ve kültürel iklimin, eserlerin sistematik yapısı ve üslubu üzerindeki belirleyici etkisi göz ardı edilmemelidir. Bu araştırmanın temel amacı, İbâzıyye mezhebinde manzum özellikleriyle ön plana çıkan lâmiyye türün en yetkin örneklerinden biri kabul edilen Nureddîn es-Sâlimî’nin (ö. 1332/1914) Gâyetu’l murâd fî nazmi’l-i‘tikâd adlı veciz eserini tahlil etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında doküman incelemesi tekniğiyle yürütülen bu çalışma ilgili birincil kaynaklar ışığında metnin içeriğini ve Hâricîlik ile olan irtibat noktalarını soruşturmaktadır. Bunun dışında Sünnî mezheplerde görülen itikat ve fıkıh mezhebi ayrımının (Eş‘arî-Şâfi‘î, Hanefî-Mâturîdî vb.) İbâzıyye için söz konusu olmadığını, İbâzıyye kavramının hem kelâm hem de fıkıh mezheplerini içeren çatı bir kavram olarak kullanıldığını söylemek gerekir. Bu durum İbâzîlerin yazdığı bazı eserlerde kendini göstermekte kelâm ve fıkıh konularının iç içe geçtiği görülmektedir. Yapılan incelemede, İbâzî düşüncenin Hâricîlik ile olan ilişkisine dair emareler sorgulanmış ve mezhebin klasik kelâm paradigmasından ayrışan sistematik yaklaşımları ortaya konulmuştur. Çalışmanın temel bulgularına bakıldığında, incelenen eserin Hâricîliğin katı tekfirci söyleminden uzaklaştığını ve özellikle sıfatlar ile rü’yetullah konularında Mu‘tezilî düşünceye paralel, kendine özgü bir kelâmî sistem inşa ettiğini göstermektedir. Bunun dışında metin çerçevesinde işlenen fıkhî konular bakımından İbâzıyye’nin kendine özgü görüşleri olmakla beraber, Sünni hukukla örtüşen birçok görüşünün de olduğunu belirmek gerekir. Bu bakımdan eserin metodik açıdan İbâzîyye mezhebinin itikadî görüşlerinin sonraki nesillere aktarılmasında önemli bir rol üstlendiği sonucuna ulaşılmıştır.

🔖

Cite This Article

Bardak, A., Eşit, D. (2026). The Lāmiyya Tradition and Ibāḍīsm: An Analysis Through Ghāyat al-Murād fī Naẓm al-Iʿtiqād. İlahiyat Akademi, Sayı: 23, 437–472. https://doi.org/10.52886/ilak.1863823

📄 Full Text PDF Viewer

📄

PDF görüntüleyici hazırlanıyor...

References (42)

  1. Ahmed b. Hanbel. Usûlü’s-sünne. Suudi Arabistan: Dâru’l-Menâr, 1411.
  2. Ateş, Orhan. “İbâdî İmamet Anlayışı”. Usbd Uluslararası Sosyal Bilimler Dergisi 1/5 (2017), 1-29.
  3. Ateş, Orhan. “İbâdî Fikirlerin Oluşumunda Mu‘tezile’nin Rolü”. İslâmî İlimler Dergisi 10/1 (Bahar 2015), 85-109.
  4. Ateş, Orhan. “İbâziyye Haricî Bir Fırka Mıdır?”. Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi 4/1 (Ocak 2017), 1-23.
  5. Aveşt, Bekr b. Saîd. Dirâsâtun İslamiyye fî usûli’l-İbâdiyye. Kahire: Dâru’t-Tedâmun, 1988.
  6. Bardak, Ahmet. “İbâdî Âlimlerinden İbn Humeyd es-Sâlimı’nin Kelâmı Görüşleri”. e-Şarkiyat İlmi Araştırmaları Dergisi/Journal of Oriental Scientific Research (JOSR), 763-788. https://doi.org/10.26791/sarkiat.531668.
  7. Benras, Mahmoud. Kuzey Afrika İbadîliği ve İmamet Düşüncesi. Ankara: Ankara Okulu Yayınları, 2025.
  8. Cîtâlî, Ebî Tâhir İsmail b. Mûsa. Kanâtîru’l-hayrât. thk. Seyyid Kesrevî Hasan - Hallâf Mahmûd Abdussemî. 3 Cilt. Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 2001.
  9. Cüveynî, İmamu’l-Harameyn Ebu’l-Meâlî. Kitâbu’l-irşâd. thk. Es‘ad Temîm, Beyrut: Müessetetü’l-Kütübi’s-Sakafiyye, 1985.
  10. Çöğenli, M Sadi - Bey, Hızır. “Hızır Bey’in (ö. 863/1459) ‘el-Kasîdetü’n-Nûniyye’ İsimli Manzum Risalesi ve Türkçe’ye Çevirisi”. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 52 (2014), 269-284.
  11. Ege, Ramazan. “Arap Şiirinde Lâmiyyeler ve İbnü’l-Verdî’ye Nispet Edilen Risâle: Nasîhatü’l-İhvân ve Mürşidetü’l-Hullân”. Nüsha: Şarkiyat Araştırma Dergisi 37 (2013), 25-52.
  12. Eğberî, İsmail b. Sâlih b. Hemdân. el-Medhel ile’l-fıkhi’l-İbâdî. Uman: Mektebetu’d-Dâmirî, 2013.
  13. Elmalı, Hüseyin. “Kaside”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 24/562-564. İstanbul: TDV Yayınları, 2001.
  14. Eş’arî, Ebu’l-Hasen. Makâlâtü’l-İslâmiyyîn ve ihtilâfü’l-müsallîn. thk. M. Muhyiddin Abdülhamid. Beyrut: Mektebetü’n-Nehdeti'l-Mısriyye, 1950.
  15. Etruş, Yahya. Melâhimu’t-tasavvufi’l-İbâzi’l-Meğâribî. Cezair: Dâru’t-Tenvîr, 2017.
  16. Fığlalı, Ethem Ruhi. İbâdiye’nin Doğuşu ve Görüşleri. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi, 1972.
  17. Fığlalı, Ethem Ruhi. “İbâzıyye”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 19/256-261. İstanbul: TDV Yayınları, 1999.
  18. Harputi, Abdullatif. Kelam İlmine Giriş. İstanbul: Çelik Yayınevi, 2016.
  19. İbn-i İdris, Mustafa b. Muhammed. el-Fikru’l-akdî inde’l-İbâdiyye. Uman: Mektebetu’d-Dâmirî, 2013.
  20. İbn Teymiyye, Takiyüddîn. Muvâfakâtu’l-menkûl li-sarîhi’l-ma’kûl. Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, 1985.
  21. İsfehânî, Allâme Râğıb. Müfredâtu elfazi’l-Kur’an. thk. Safvan Adnan Dâvûdî. Şam: Dâru’l-İlm, 2002.
  22. Kâdî ʿİyâd, Ebû’l-Fadl ʿIyâd b. Mûsâ el-Yahşubî. et-Tenbîhâtu’l-mustenbiṭa ʿalâ’l-kutubi’l-mudevvene ve’l-muhteliṭa. thk. Muḥammed el-Vesîk - ʿAbdulmunʿim Humeytî. 3 Cilt. Beyrut: y.y., 1432/2011.
  23. Karasar, Niyazi. Bilimsel Araştırma Yöntemi: Kavramlar-İlkeler-Teknikler. Ankara: Nobel Yayınları, 23. Basım, 2012.
  24. Kılavuz, Ahmet Saim. “Akaid”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 2/212-216. İstanbul: TDV Yayınları, 1989.
  25. Nevevî, Ebû Zekeriyyâ Muḥyiddîn Yaḥyâ b. Şeref. Ravḍatu’t-ṭâlibîn ve ʿumdetu’l-muftîn. thk. Zuheyr eş-Şâvîş. 12 Cilt. Beyrut; Dımaşk; Amman: el-Mektebu’l-İslâmî, 1412/1991.
  26. Öz, Mustafa. “Necedât”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 32/485-486. İstanbul: TDV Yayınları, 2006.
  27. Özalp, Mehmet Sıdık - Taşdelen, Hasan. “Arap Edebiyatında Lâmiyye Literatürü”. Balıkesir İlahiyat Dergisi 12 (2020), 193-222.
  28. Özarslan, Selim. “Allah’ın Görülebilmesi/Rü’yetullah Sorunu ve Dirilişle İlişkisi”. Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi 11/1 (2001), 275-279.
  29. Özfırat, Bayram. “Tokatlı İshâk Efendi ve Nazmu’l-Le’ālī Adlı Mesnevisi”. Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, 315-376.
  30. Râfiʿî, Ebû’l-Kâsım ʿAbdulkerîm b. Muhammed b. ʿAbdulkerîm el-Kazvînî er-. el-ʿAzîz Şerḥu’l-Vecîz. thk. ʿAlî Muhammed ʿAvḍ - ʿÂdil Ahmed ʿAbdurmevcûd. 13 Cilt. Beyrut: y.y., 1417/1997.
  31. Sâlimî, Nureddîn Abdullah b. Humeyd. Behcetü’l-envâr. thk. Ali b. Saîd b. Mesüd Ğâfirî. Uman: y.y., t.s. Sâlimî, Nureddîn Abdullah b. Humeyd. Gâyetu’l-murâd fî nazmi’l-i‘tikâd. b.y.: y.y., ts.
  32. Sâlimî, Nureddîn Abdullah b. Humeyd. Meşâriku’l-envâri’l-ukûl. thk. Abdurrahman Umeyra. Beyrut: Dâru’l-Cîl, 1989.
  33. Sâlimî, Nureddîn Abdullah b. Humeyd. Şerhu Gâyeti’l-murâd fî nazmi’l-i‘tikâd. thk. Ahmed b. Hemed b. Süleyman Halîlî. Amman: el-Kelimetu’t-Tayyibe, 2017.
  34. Şehristânî, Ebu’l-Feth Muhammed b. Abdulkerim b. Ebi Bekr Ahmed. el-Milel ve’n-Nihal. Beyrût: Dâru’l-Marife, 1975.
  35. Şîrâzî, Ebû İshâk İbrâhîm b. ʿAlî eş-. el-Muhezzeb fî fıḳhi’l-İmâm eş-Şâfiʿî. 3 Cilt. b.y.: Dâru’l-Kutubi’l-ʿİlmiyye, ts.
  36. Toprak, Mehmet Sait. “Ûşî”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 42/230-231. İstanbul: TDV Yayınları, 2012.
  37. Vercelânî, Ebû Yakub Yusuf b. İbrahim. ed-Delîl ve’l-burhân. thk. Salim b. Ahmed Harisi. Amman: Vizâretu’t-Turâs ve’s-Sakâfe, 1997.
  38. Yavuz, Yusuf Şevki. “Usûl-i Selâse”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 42/212. İstanbul: TDV Yayınları, 2012.
  39. Yeşilyurt, Temel. “Tanrı Bilgisinin Empirik Temelleri”. Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 5 (2000), 337-354.
  40. Yılmaz, İbrahim. “A’şa ve Kasîde-i Dâiyye”. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 14 (1999), 245-268.
  41. Yoldaş, Mehmet Hanifi vd. “İbâdî Düşüncede Kur’ân’ın Yaratılmışlığı Meselesi”. İslâmî İlimler Dergisi 18/1 (2023), 105-128.
  42. Yoldaş, Mehmet Hanifi. Temel Görüşleri Bağlamında İbâdiyye-Mu‘tezile İlişkisi. İstanbul: Ensar Neşriyat, 2024.