AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study concludes that local government reforms in Türkiye should be reassessed considering democratic legitimacy, legal certainty, and principles of local autonomy.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines the case of Yusufça, a small town in the district of Gölhisar (Burdur, Türkiye), which lost its municipal legal status twice due to nationwide local government reforms yet managed to regain it through judicial decisions on both occasions. Within the framework of Laws No. 5747 and No. 6360, town municipalities in Türkiye were abolished because of population thresholds; however, only a limited number were able to restore their legal entity through legal challenges. Yusufça constitutes a rare and exceptional example in that it successfully regained municipal status twice. The study aims to analyze how the application of the population criterion influences local government reforms by evaluating the legal and political mobilization capacity of local inhabitants and the compensatory role of administrative jurisdiction. Adopting a qualitative case study approach, the research analyses official documents, court processes, and press reports through document analysis. The findings highlight the tension between demographic criteria and local democracy, emphasizing the decisive role of judicial review and local civic mobilization in reshaping administrative decisions. The Yusufça case demonstrates that relying solely on population thresholds in restructuring local governments may undermine democratic representation and local identity, whereas organized local demand and effective legal advocacy can function as corrective mechanisms. The study concludes that local government reforms in Türkiye should be reassessed considering democratic legitimacy, legal certainty, and principles of local autonomy.
Özet
Bu çalışma, Burdur ili Gölhisar ilçesine bağlı Yusufça Beldesinin belediye tüzel kişiliğini iki ayrı dönemde kaybetmesine rağmen her iki süreçte de idari yargı kararları sonucunda kamu tüzel kişiliğini yeniden kazanmasını analitik bir vaka çalışması olarak incelemektedir. Türkiye’de yerel yönetim yapısında 5747 ve 6360 Sayılı Kanunlarla gerçekleştirilen reformlar kapsamında nüfusu iki binin altına düşen belde belediyelerinin tüzel kişiliğine son verilmiş ancak bu belediyelerden yalnızca çok azı hukuki yollarla statülerini geri alabilmiştir. Yusufça, belediye başkanlığı statüsünü her iki düzenlemede de geri kazanması bakımından istisnai bir örnek oluşturmaktadır. Çalışmada, nüfus kriterinin uygulanma biçimi, yerel halkın hukuki ve siyasal mobilizasyon kapasitesi idari yargının dengeleyici rolü ile ele alınarak yerel yönetim reformlarına etkisi incelenmektedir. Nitel vaka çalışması yaklaşımı benimsenen araştırmada, yargı kararları, resmî belgeler, yerel basın haberleri ve belediyenin idari yapısına ilişkin metinler belge analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, belediye kapatma kararlarının yalnızca demografik ve mali göstergelere dayandırılmasının yerel demokrasi ve temsil açısından tartışmalı sonuçlar doğurabildiğini; buna karşılık örgütlü yerel talep ve etkili hukuki temsilin idari kararları dönüştürebilecek bir güç oluşturabildiğini göstermektedir. Yusufça örneği, Türkiye’de yerel yönetim reformlarının demokratik meşruiyet, hukuki güvenlik ve yerel özerklik ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gereğini ortaya koymaktadır.