AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings reveal that environmental reporting places a strong emphasis on energy efficiency (92.31%) and renewable energy use (96.15%), while measurable environmental indicators, such as carbon footprint (42.31%) and water consumption (50%), appear less frequently.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study aims to examine the current state and emerging trends of corporate sustainability practices in Türkiye by analyzing the publicly available 2024 sustainability reports of large-scale industrial enterprises. It further seeks to evaluate companies’ sustainability priorities as well as the similarities and differences in their reporting practices. The study sample was determined through purposive sampling. This approach was chosen because conducting a content analysis of sustainability reporting requires focusing on companies whose reporting practices are transparent, comparable, and provide sufficiently detailed information. Among the companies listed in the ISO 500, 40 firms were identified as having published sustainability reports; those presenting sustainability information only within their annual reports and those with reports prepared exclusively in English were excluded, resulting in a final sample of 26 companies. The reports of these 26 firms were analyzed using qualitative content analysis within the framework of environmental, social, and governance (ESG) factors. The findings reveal that environmental reporting places a strong emphasis on energy efficiency (92.31%) and renewable energy use (96.15%), while measurable environmental indicators, such as carbon footprint (42.31%) and water consumption (50%), appear less frequently. In the domain of social sustainability, occupational health and safety, and social responsibility emerge as dominant themes, whereas community contribution is addressed in only 26.92% of the reports. Within the governance dimension, transparency is the most frequently reported theme; however, key strategic areas, such as ethical management (23.08%), risk management (19.23%), and board structure (34.62%), are underrepresented. Moreover, six reports do not include any governance-related information. Overall, the study indicates that industrial enterprises in Türkiye have developed a certain level of institutional capacity in sustainability reporting; however, further progress is needed, particularly in the areas of governance and societal impact.
Özet
Bu araştırma Türkiye’deki büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının 2024 yılına ait kamuya açık sürdürülebilirlik raporları üzerinden kurumsal sürdürülebilirlik uygulamalarının mevcut durum ve eğilimlerini inceleyerek şirketlerin sürdürülebilirlik önceliklerini, raporlama uygulamalarındaki benzerlik ve farklılıkları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemi amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Bu örneklemenin seçilme nedeni sürdürülebilirlik raporlamasına ilişkin içerik analizinin yalnızca raporlama pratiği belirgin, karşılaştırılabilir ve detaylı bilgi sunan şirketler üzerinde yürütülmesinin gerekliliğidir. İSO 500’de yer alan şirketler arasından sürdürülebilirlik raporu yayımlayan 40 şirket tespit edilmiş; sürdürülebilirlik bilgilerini yalnızca faaliyet raporu biçiminde sunanlar ve İngilizce olarak yazılanlar dışlanarak 26 şirketten oluşan nihai örneklem elde edilmiştir. 26 şirketin raporları çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörleri çerçevesinde nitel içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular çevresel alanda enerji verimliliği (%92,31) ve yenilenebilir enerji kullanımı (%96,15) konularında güçlü bir raporlama eğilimi olduğunu ancak karbon ayak izi (%42,31) ve su kullanımı (%50) gibi ölçülebilir çevresel göstergelerin daha düşük oranda yer aldığını ortaya koymaktadır. Sosyal sürdürülebilirlikte iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal sorumluluk öne çıkarken, toplumsal katkı yalnızca %26,92 oranında ele alınmıştır. Yönetişim boyutunda şeffaflık en yaygın tema olarak öne çıkmakta, ancak etik yönetim (%23,08), risk yönetimi (%19,23) ve yönetim kurulu yapısı (%34,62) gibi stratejik alanlar yetersiz temsil edilmektedir. Ayrıca altı raporda yönetişim konularına hiç yer verilmemiştir. Araştırma Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının sürdürülebilirlik raporlamasında belirli bir kurumsal kapasite geliştirdiğini ancak özellikle yönetişim ve toplumsal etki boyutlarında gelişime ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.