AI Summary & Key Takeaways
AI InsightUltimately, this study contributes to management literature by offering a value-centered perspective and encouraging the reconsideration of organizations through ethical, sustainable, and inclusive principles.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study examines Temel Hazıroğlu’s participatory economy approach within the context of management science and explores its theoretical contributions to a human-centered, ethics-based, and holistic understanding of management. Contemporary organizations are increasingly evaluated not only by their economic performance but also by their social responsibility, employee well-being, and ethical orientation in response to globalization, digitalization, and rapid technological transformation. This shift has intensified criticism of traditional management paradigms that primarily regard human beings as inputs in production processes. Performance-, efficiency-, and competition-oriented approaches often overlook individuals’ search for meaning, moral values, and social relationships in organizational life. Hazıroğlu’s participatory economy approach offers an alternative perspective by repositioning individuals as moral, social, and value-creating actors rather than merely economic resources. The approach argues that economic activities should not be reduced solely to profit generation but should be guided by principles such as justice, solidarity, responsibility, and the common good. Participation is conceptualized not only as involvement in managerial decision-making but also as a comprehensive process encompassing access to information, voice, shared responsibility, and collective engagement. The study discusses the theoretical connections between participatory economy and key management concepts, including inclusive leadership, organizational justice, human dignity, stakeholder theory, and sustainable governance. It is argued that participatory economy has the potential to transform organizations from performance driven entities into institutions that prioritize social benefit and uphold human dignity. Ultimately, this study contributes to management literature by offering a value-centered perspective and encouraging the reconsideration of organizations through ethical, sustainable, and inclusive principles.
Özet
Bu çalışma, Temel Hazıroğlu’nun katılım ekonomisi yaklaşımını yönetim bilimi bağlamında ele alarak, söz konusu yaklaşımın insan merkezli, etik temelli ve bütüncül bir yönetim anlayışı açısından taşıdığı kuramsal katkıları incelemeyi amaçlamaktadır. Küreselleşme, dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm süreçleriyle birlikte örgütler yalnızca ekonomik performansları üzerinden değil; toplumsal sorumlulukları, çalışan refahı ve etik duruşları üzerinden de değerlendirilmektedir. Bu dönüşüm, insanı yalnızca üretim süreçlerinin bir girdisi olarak konumlandıran geleneksel yönetim anlayışlarının sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle performans, verimlilik ve rekabet merkezli yaklaşımlar, insanın anlam arayışını, ahlaki yönelimlerini ve sosyal ilişkilerini çoğu zaman ihmal etmektedir. Hazıroğlu’nun katılım ekonomisi yaklaşımı, bu sınırlılıklara karşı insanı ahlaki, toplumsal ve değer üreten bir özne olarak yeniden konumlandırmaktadır. Bu yaklaşım, ekonomik faaliyetlerin yalnızca kâr üretimine indirgenemeyeceğini; adalet, dayanışma, sorumluluk ve ortak iyi gibi ilkelerle birlikte ele alınması gerektiğini savunmaktadır. Katılım, bu bağlamda yalnızca yönetsel kararlara dâhil olmayı değil, bireylerin bilgiye erişimini, söz hakkını ve ortak sorumluluk bilincini ifade eden bütüncül bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Çalışmada, katılım ekonomisinin kapsayıcı liderlik, örgütsel adalet, insan onuru, paydaş yaklaşımı ve sürdürülebilir yönetişim literatürüyle kurduğu kuramsal ilişkiler ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır. Bu çerçevede katılım ekonomisinin, örgütleri yalnızca performans odaklı yapılar olmaktan çıkararak, toplumsal faydayı önceleyen ve insan onurunu merkeze alan kurumlar hâline getirme potansiyeli taşıdığı ileri sürülmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, yönetim literatürüne insan değeri merkezli bir bakış açısı sunmakta; örgütlerin etik, sürdürülebilir ve kapsayıcı biçimde yeniden düşünülmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır.