AI Summary & Key Takeaways
AI InsightIn conclusion, the study exposes the planning dysfunction caused by disaster urbanization on the urban fringe and warns of potential future crises.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The urban fringe—the transition zone between urban and agricultural land—sustains urban metabolism's resource flows and reproduces ecosystem services. Yet in post-disaster crises, these areas are treated as cheap land and transformed accordingly. The exceptional urbanization triggered by disasters concentrates on the fringe, where environmental and social problems increasingly expand. Focusing on the 2023 Kahramanmaraş earthquakes, this study examines the multidimensional socio-spatial and ecological impacts of post-disaster urbanization on Malatya's urban fringe. Impacts were analyzed qualitatively through expert interviews, planning interventions, and local media reports, with on-the-ground conditions assessed via intervention maps. Based on five phenomena from thematic analysis, an actor-power-resource interaction model of post-disaster urbanization was developed. The study shows that under the disaster's exceptional conditions, planning norms for the urban fringe were suspended and expert knowledge excluded, letting economic-political priorities dominate. Massive mass-housing developments, rural earthquake housing, debris dumps, and resource-extraction sites were sited on the fringe, while housing-crisis-driven illegal construction destroyed peripheral farmland. The urban fringe thus became a dumping ground for environmental and spatial burdens. In conclusion, the study exposes the planning dysfunction caused by disaster urbanization on the urban fringe and warns of potential future crises.
Özet
Kentsel arazi kullanımları ile tarımsal alanlar arasındaki geçiş bölgesi olan kent çeperi, kentsel metabolizmanın kaynak akışlarını besleyen ve ekosistem hizmetlerini yeniden üreten alanlardır. Ancak bu alanlar, afet sonrası kriz dönemlerinde ucuz arazi kaynağı olarak görülerek dönüştürülmektedir. Afetlerle ortaya çıkan istisnai kentleşme biçimi kent çeperi üzerinde yoğunlaşmakta ve bu bölgelerde çevresel ve sosyal sorunlar giderek genişlemektedir. Bu çalışma, 2023 Kahramanmaraş depremlerine odaklanarak afet sonrası kentleşmenin kent çeperindeki çok boyutlu sosyo-mekânsal ve ekolojik etkilerini Malatya kenti üzerinden incelemektedir. Etkiler, uzman görüşmeleri, imar müdahaleleri ve yerel medya haberleri üzerinden nitel yöntemlerle analiz edilmiş, sahadaki durum müdahale haritalarıyla değerlendirilmiştir. Tematik analizden çıkarılan beş olguya dayanarak afet sonrası kentleşme, aktör-güç-kaynak etkileşimi modeli geliştirilmiştir. Çalışma afetin yarattığı istisnai koşullarda kent çeperine ilişkin planlama normların askıya alındığını, uzman bilgisinin dışlanarak ekonomik-politik öncelikleri belirleyici kıldığını ortaya koymuştur. Devasa toplu konut alanları, kırsal deprem konutları, moloz döküm sahaları ve kaynak çıkarım alanları çeperde konumlandırılırken; barınma krizinin tetiklediği kaçak yapılaşma çeperdeki tarım arazilerini tahrip etmiştir. Dolayısıyla kent çeperi çevresel ve mekânsal yüklerin boşaltıldığı bir yere dönüşmüştür. Sonuç olarak, çalışma, afet kentleşmesinin kent çeperinde neden olduğu planlama işlevsizliğinin durumunu açık etmekte ve olası yeni krizlere dikkat çekmektedir