AI Summary & Key Takeaways
AI InsightBy documenting the early outcomes of a complete operational airport transfer within a capacity–connectivity framework, the study provides an empirical baseline for airport planning, performance monitoring and longer-term evaluation.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This study comparatively examines changes observed in regional air traffic following the operational transition from Adana Şakirpaşa Airport to Çukurova International Airport in terms of flight intensity, destination diversity, and aircraft type distribution. The research was designed as a descriptive comparative single-case study without a causal claim. Data were compiled from EUROCONTROL flight records and official statistics from the General Directorate of State Airports Authority (DHMİ). The observation period covers 1 January–31 December 2023 for Adana Şakirpaşa Airport and 11 August–31 December 2024 for Çukurova International Airport, beginning with commercial operations. Because the observation windows differ in length, raw flight totals were not interpreted as direct growth measures; instead, mean daily flight movements, distinct destinations, and aircraft-type shares were used as the comparative indicators. The findings show that Çukurova International Airport recorded higher daily flight intensity, a broader destination network, and a larger share of Airbus A321 operations during its operating period. These patterns suggest that additional airport capacity, together with airline network planning, frequency decisions, and fleet allocation, may be associated with structural changes in regional connectivity. However, unequal observation windows, seasonality, demand growth, and airline strategies are not controlled; therefore, the results should not be interpreted as causal effects. By documenting the early outcomes of a complete operational airport transfer within a capacity–connectivity framework, the study provides an empirical baseline for airport planning, performance monitoring and longer-term evaluation.
Özet
Bu çalışma, Adana Şakirpaşa Havalimanı’ndan Çukurova Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştirilen operasyonel geçiş sonrasında bölgesel hava trafiğinde gözlenen değişimleri uçuş yoğunluğu, destinasyon çeşitliliği ve uçak tipi dağılımı açısından karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Araştırma, nedensellik iddiası taşımayan betimleyici ve karşılaştırmalı tek durum çalışması olarak tasarlanmıştır. Veriler, EUROCONTROL uçuş kayıtları ile Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün resmî istatistiklerinden derlenmiştir. Adana Şakirpaşa Havalimanı için 1 Ocak–31 Aralık 2023 dönemi, Çukurova Uluslararası Havalimanı için ise düzenli ticari operasyonların başladığı 11 Ağustos–31 Aralık 2024 dönemi esas alınmıştır. Gözlem sürelerinin farklı olması nedeniyle ham uçuş toplamları doğrudan büyüme göstergesi olarak yorumlanmamış; günlük ortalama uçuş sayısı, farklı destinasyon sayısı ve uçak tipi payları temel karşılaştırma ölçütleri olarak kullanılmıştır. Bulgular, Çukurova Uluslararası Havalimanı’nın ilk faaliyet döneminde günlük ortalama uçuş yoğunluğunun daha yüksek, destinasyon ağının daha geniş ve Airbus A321 operasyonlarının payının daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu örüntüler, ilave havalimanı kapasitesinin havayolu ağ planlaması, frekans tercihleri ve filo tahsisiyle birlikte bölgesel bağlantısallıkta yapısal değişimlerle ilişkilendirilebileceğine işaret etmektedir. Bununla birlikte, farklı gözlem pencereleri, mevsimsellik, talep artışı ve havayolu stratejileri kontrol edilmediğinden sonuçlar nedensel bir etki olarak değerlendirilmemelidir. Çalışma, tam operasyonel havalimanı transferinin erken dönem sonuçlarını kapasite–bağlantısallık çerçevesinde belgeleyerek havalimanı planlaması ve uzun dönemli izleme çalışmaları için ampirik bir başlangıç noktası sunmaktadır. Ayrıca çalışma, yalnızca trafik hacmine odaklanan değerlendirmelerin ötesine geçerek rota sürekliliği, uluslararası bağlantı, uçak kapasitesi, mevsimsel istikrar ve erişilebilirlik göstergelerinin birlikte izlenmesi gerektiğini vurgulamakta; bu yönüyle politika geliştirme süreçlerine katkı sunmaktadır.