AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThis diverse source base enables a broader evaluation of the diplomatic culture of the period and provides deeper insight into the nature of Ottoman–Safavid relations.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
This article examines the multilayered structure of Ottoman–Safavid diplomatic relations and the diplomatic culture of the period through the embassy of Dulkadirli Maksud Sultan, sent to the Ottoman court in 1580. The long peace established by the Treaty of Amasya in 1555 ended in 1578, after which the Safavids, weakened by internal political crises and rivalries among Qizilbash tribes, struggled to resist Ottoman offensive. In this context, Maksud Sultan’s mission became critical for the survival of the Safavid state, yet it failed due to the warlike atmosphere and sectarian hostility prevailing in the Ottoman capital. Moreover, factional disputes among Qizilbash tribes led to the loss of such an experienced statesman, while the Ottomans, through their “istimalet” policy, incorporated him into their service and gained strategic advantage in the Iranian campaigns. The study employs a comparative approach, drawing on Ottoman chronicles, “Mühimme” registers, Safavid historians, and European envoys’ reports. This diverse source base enables a broader evaluation of the diplomatic culture of the period and provides deeper insight into the nature of Ottoman–Safavid relations.
Özet
Bu makale, 16. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı-Safevî diplomatik ilişkilerinin çok yönlü yapısını ve dönemin diplomatik kültürünü, 1580’de Osmanlı sarayına gönderilen Dulkadirli Maksud Sultan’ın elçiliği üzerinden incelemektedir. 1555 Amasya Antlaşması’nın sağladığı uzun barış ortamı 1578’de sona ermiş; Safevîler iç siyasî krizler ve Kızılbaş oymakları arasındaki rekabet nedeniyle Osmanlı saldırılarına karşı koymakta zorlanmıştır. Bu bağlamda Maksud Sultan’ın elçiliği Safevîler açısından devletin bekası için kritik bir misyon haline gelmiş, ancak Osmanlı payitahtındaki savaş yanlısı tutum ve mezhepsel husumet nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Dahası, Kızılbaş emirler arasındaki çekişmeler Safevîlerin tecrübeli bir devlet adamını kaybetmesine yol açarken, Osmanlılar istimalet politikasıyla Maksud Sultan’ı kendi hizmetlerine alarak İran seferlerinde stratejik üstünlük sağlamıştır. Çalışmada Osmanlı vakayinameleri, Mühimme defterleri, Safevî tarihçileri ve Avrupalı elçilik raporları karşılaştırmalı yöntemle değerlendirilmiş; bu çok yönlü kaynak kullanımı dönemin diplomasi kültürünü ve Osmanlı-Safevî ilişkilerinin doğasını daha geniş bir perspektiften anlamaya imkân tanımıştır.