AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings of this study will be discussed within the relevant literature in order to shed light on future research.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
In 2023, two earthquakes centred in Kahramanmaraş were the most destructive in Türkiye's history, affecting some groups, including women, negatively. This study aims to reveal their experiences of holding on to life and protecting their families in the first moment and 72 hours after the Kahramanmaraş earthquakes. The study was conducted using a transcendental phenomenological design, one of the qualitative research methods, with the aim of gaining in-depth knowledge on the subject. Research data were collected face-to-face using semi-structured interview forms, adhering to the principle of data saturation. Sixteen (16) women with earthquake experience were included in the study. The study identified three themes and ten sub-themes: 'first reflex at the time of the earthquake, evacuation process, difficulties specific to women in the first 72 hours'. The participants exhibited behaviours such as trying to save their children, running out in panic, and freezing without being able to do anything as their first reflex during the disaster. During the evacuation, they dressed themselves and their children, moved away from home, and then stayed in the car. The study determined that women experienced difficulties in the first 72 hours after the earthquake, including not being able to fulfil their special needs and being subjected to pressure due to gender roles. These difficulties make women more vulnerable. It is thought that women should be supported by public policies and social initiatives in the first 72 hours after the disaster to increase their resilience and social resistance. The findings of this study will be discussed within the relevant literature in order to shed light on future research.
Özet
2023 yılında Kahramanmaraş merkezli meydana gelen iki deprem Türkiye tarihindeki en yıkıcı depremlerdir. Bu depremler sonrası ortaya çıkan yıkım kadınların da içinde bulunduğu bazı grupları olumsuz etkilemiştir. Bu araştırma Kahramanmaraş depremlerinin ilk anı ve sonrasındaki ilk 72 saatte kadınların hayata tutunma ve ailelerini koruma çabalarına yönelik deneyimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma, konuyla ilgili derinlemesine bilgi edinme amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden biri olan transandantal fenomonolojik desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanarak veriye doygunluk ilkesi ile yüz yüze toplanmıştır. Çalışmaya deprem deneyimi olan 16 (on altı) kadın dahil edilmiştir. Araştırmada “deprem anı ilk refleks, tahliye süreci, ilk 72 saatte kadınlara özgü zorluklar” olmak üzere üç tema ve on alt tema belirlenmiştir. Katılımcıların afet anında ilk refleks olarak çocuklarını kurtarmaya çalışma, panikle dışarı kaçma, üzerini giyinmeye çalışma ve hiçbir şey yapamadan donakalma davranışları sergiledikleri belirlenmiştir. Tahliye süresince kadınların, kendilerini ve çocuklarını giydirdikleri, evden uzaklaştırdıkları ve ardından arabada konakladıkları belirlenmiştir. Depremden sonraki ilk 72 saatte genel zorlukların yanında kadınlar özel ihtiyaçlarını gideremedikleri, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle zorlanma ve baskıya maruz kaldıkları belirlenmiştir. Kadınların diğer bireylerden farklı olarak yaşadıkları zorluklar onları ve dolayısıyla toplumu daha kırılgan hale getirmektedir. Kadınların afet sonrası ilk 72 saatte dirençliliğinin yüksek olması için kamu politikaları ve toplumsal olarak desteklenmesi gerektiği ve böylelikle afete karşı toplumsal direncin arttırılmaya katkı sağlanacağı düşünülmektedir. Çalışma bulguları gelecek çalışmalara ışık tutması amacıyla ilgili literatür çerçevesinde tartışılacaktır.