AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe findings indicated no significant differences between grade levels in terms of students’ ability to relate chemistry concepts to daily life.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Contemporary education systems aim to cultivate individuals who possess inquiry skills, can establish cause– effect relationships, and are able to apply their knowledge to everyday life. In line with this objective, the “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” was adopted in the 9th-grade Chemistry curriculum. Similar to previous curricula, this program emphasizes developing students’ ability to relate scientific concepts to daily life; particularly, students are expected to make inferences about the contributions of chemistry to everyday experiences. Such contextualization enhances knowledge retention and supports meaningful learning. Science high schools aim to educate academically successful individuals and train qualified scientists. In this context, students’ ability to relate scientific concepts to daily life is crucial for producing solutions to realworld problems based on scientific knowledge. Therefore, determining students’ levels of contextualization is important for identifying learning deficiencies and informing necessary educational improvements. This study examined the levels at which science high school students in Rize relate chemistry concepts to daily life using a developmental approach. The sample consisted of 480 students from the 9th, 10th, 11th, and 12th grades. Data were collected through the Chemistry Knowledge in Daily Life Association Test, which includes open-ended questions. The data were categorized and analyzed using SPSS, and frequency values were calculated and presented according to grade levels. The findings indicated no significant differences between grade levels in terms of students’ ability to relate chemistry concepts to daily life. The study concludes with recommendations developed based on the findings.
Özet
Günümüz eğitim sistemlerinde, sorgulama becerisine sahip, neden-sonuç ilişkileri kurabilen, araştırmacı kimliği gelişmiş ve edindiği bilgileri günlük yaşam bağlamında kullanabilen bireylerin yetiştirilmesi temel hedefler arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda, 2024 yılında 9. sınıf Kimya dersi öğretim programında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli benimsenmiştir. Söz konusu programda, önceki öğretim programlarında olduğu gibi, öğrencilerin kavramları günlük yaşamla ilişkilendirme becerilerinin geliştirilmesine özel önem atfedilmiş; özellikle birinci temada öğrencilerden kimya biliminin günlük yaşama katkılarına yönelik çıkarımlar yapmaları beklenmiştir. Öğrenilen kavramların günlük yaşam bağlamında anlamlandırılması, bilginin kalıcılığını artırmakta ve öğrenme sürecinin işlevselliğini desteklemektedir. Fen liseleri, nitelikli bilim insanları yetiştirmeyi ve akademik başarı düzeyi yüksek bireyleri eğitmeyi amaçlayan kurumlardır. Bu kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin fen bilimlerine ait kavramları günlük yaşamla ilişkilendirebilmeleri, karşılaştıkları problemlere bilimsel bilgi temelinde çözüm üretebilmeleri açısından kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, öğrencilerin söz konusu ilişkilendirme düzeylerinin belirlenmesi, olası öğrenme eksikliklerinin ortaya konulması ve gerekli eğitimsel düzenlemelerin yapılması açısından önemli görülmektedir. Bu çalışmada, Rize ilinde bulunan bir fen lisesinde öğrenim gören öğrencilerin kimya kavramlarını günlük yaşamla ilişkilendirme düzeyleri gelişimsel yöntemle incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini, 9, 10, 11 ve 12. sınıf düzeylerinde öğrenim gören toplam 480 fen lisesi öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, açık uçlu sorulardan oluşan Kimya Bilgilerini Günlük Hayatla İlişkilendirme Testi (GHİT) kullanılmıştır. Elde edilen veriler kategorilere ayrılarak SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiş; ayrıca her bir kategoriye ilişkin frekans değerleri hesaplanarak tablolaştırılmış ve sınıf düzeylerine göre sunulmuştur. Çalışmanın bulguları, sınıf düzeyleri arasında günlük yaşamla ilişkilendirme becerileri açısından anlamlı bir farklılık bulunmadığını göstermiştir. Çalışma, elde edilen sonuçlara dayalı olarak geliştirilen önerilerle sonlandırılmıştır.