AI Summary & Key Takeaways
AI InsightBy merging theoretical frameworks with contemporary field data, this book fills a significant lacuna in the literature.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The work titled "Artificial Intelligence and Religion: Opportunities and Threats from the Perspective of Religious Officials and RCMK Teachers" by İdris Yakut (2025) provides an empirical analysis of digitalization's impact on the religious sphere. The study explores the perceptions and concerns of key actors in Türkiye’s religious services and education regarding artificial intelligence (AI). Based on qualitative research with 30 religious officials and 30 RCMK teachers, the study identifies AI as having a "dual-sided potential." Significant opportunities include rapid access to information and pedagogical diversity. Conversely, threats involve privacy violations, disinformation, the erosion of religious authority, and the potential manipulation of youth's faith. A key finding is that professional roles distinctly shape AI perceptions: religious officials prioritize ethical-security issues, while teachers focus on cognitivepedagogical impacts. Yakut posits that traditional religiosity scales are insufficient for the digital age and calls for new academic instruments. By merging theoretical frameworks with contemporary field data, this book fills a significant lacuna in the literature.
Özet
İdris Yakut tarafından kaleme alınan “Yapay Zekâ ve Din: Din Görevlileri ve DKAB Öğretmenlerinin Perspektifinden Fırsatlar ve Tehditler” adlı eser, dijitalleşmenin dinî alan üzerindeki etkilerini ampirik bir yaklaşımla ele almaktadır. 2025 yılında yayımlanan çalışma, Türkiye’deki din hizmetleri ve din eğitimi alanındaki temel aktörlerin yapay zekâya (YZ) yönelik algılarını, beklentilerini ve kaygılarını derinlemesine analiz etmektedir. Ankara’da görev yapan 30 din görevlisi ve 30 DKAB öğretmeni ile gerçekleştirilen nitel araştırma, YZ’nin dinî hayatta “çift yönlü bir potansiyel” taşıdığını ortaya koymaktadır. Bulgulara göre; dinî bilgilere hızlı erişim, görsel materyal desteği ve eğitimde yöntem çeşitliliği önemli fırsatlar olarak görülmektedir. Buna karşın; mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon, dinî otoritenin zayıflaması ve gençlerin inanç dünyasına yönelik manipülasyon riskleri temel tehditler olarak sınıflandırılmaktadır. Kitabın en dikkat çekici yönü, mesleki rollerin YZ algısını şekillendirdiğini göstermesidir: Din görevlileri daha çok etik ve güvenlik kaygılarına odaklanırken, öğretmenler pedagojik ve bilişsel süreçlere dikkat çekmektedir. Yazar, geleneksel dindarlık ölçeklerinin YZ çağını anlamada yetersiz kalabileceğini vurgulayarak, yeni akademik araçların geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Eser, teorik tartışmaları güncel saha verileriyle birleştirmesi bakımından literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır.