AI Summary & Key Takeaways
AI Insightİhracat süreci, mal satış sözleşmesinden başlayarak Incoterms teslim şekilleri, ödeme yöntemleri, nakliyat sigortası, gemi kiralama (charter party), yükleme, istif ve lashing sorumluluğu, taşıma sözleşmesi (konşimento) ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde incelenerek değerlendirilmiştir
📌 3 Key Takeaways
Özet
Deniz yoluyla yapılan ihracat, taşıma türleri arasında en yüksek paya sahip olma özelliğini bugün de korumaktadır. 2024 yılında, dünya taşımacılığının yüzde 88'i deniz, yüzde 12'si kara ve demir, yüzde 1'den azı ise hava yoluyla gerçekleşmiştir. 2024 yılında, Türk dış ticaret hacminin miktar olarak yüzde 86,1'i deniz, yüzde 12,6'sı kara, yüzde 0,6'sı demir, yüzde 0,5'i hava yoluyla ve yüzde 0,2'si ise sabit ulaşım sistemi ve diğer yollarla taşınmıştır (İMEAK DTO, 2025 Sektör Raporu). TÜİK verilerine göre, 2024 yılında ihracatın yüzde 56,3'ü (oplam ihracat 273,36 milyar dolar) ve ithalatın yaklaşık yüzde 53,7'si (toplam ithalat 365,37 milyar dolar) deniz yoluyla gerçekleşmiştir (TÜİK, 2025). Bu çalışmada, deniz yoluyla gerçekleştirilen ihracat sürecinde hukuki, ticari ve yasal prosedür eksikliği nedeniyle ekonomik ve zaman kayıplarının önlenmesi kapsamında ihracat sürecinin operasyonel boyutları ele alınmaktadır. İhracat süreci, mal satış sözleşmesinden başlayarak Incoterms teslim şekilleri, ödeme yöntemleri, nakliyat sigortası, gemi kiralama (charter party), yükleme, istif ve lashing sorumluluğu, taşıma sözleşmesi (konşimento) ve uluslararası düzenlemeler çerçevesinde incelenerek değerlendirilmiştir