AI Summary & Key Takeaways
AI InsightThe study concludes by emphasizing that to overcome these challenges, alignment must be strengthened at the level of judicial culture, beyond mere legislative amendments.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The right to liberty and security is one of the fundamental safeguards that the individual possesses against state interference in a democratic state governed by the rule of law. This right, protected under Article 5 of the ECHR, encompasses not only physical liberty but also the effectiveness of judicial review and legal certainty. This study analyzes the judicial review mechanisms regarding the right to liberty in Türkiye in light of ECtHR standards. In the study, doctrinal analysis and the examination of current domestic and international judicial precedents have been used together. The study argues that while Turkish law is largely compliant with Article 5 of the ECHR at the normative level, certain structural implementation issues in oversight mechanisms and the observed divergence in standards among judicial bodies hinder the full realization of this alignment in practice. Indeed, this rupture emerging in practice, specifically through the resistant attitude of lower courts toward Constitutional Court judgments and evaluations within the context of Article 18 (prohibition of misuse of restrictions), deepens doctrinal debates regarding the effectiveness of individual applications and the principle of legal certainty. Furthermore, the independence dimension of the horizontal appeal procedure before the Criminal Peace Judgeships and the manner in which the equality of arms principle is applied in detention reviews also constitute structural problems. The study concludes by emphasizing that to overcome these challenges, alignment must be strengthened at the level of judicial culture, beyond mere legislative amendments.
Özet
Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, demokratik bir hukuk devletinde bireyin devletin müdahalelerine karşı sahip olduğu temel güvencelerden biridir. AİHS'nin 5. maddesiyle koruma altına alınan bu hak, fiziksel serbestinin ötesinde yargısal denetimin etkililiğini ve hukuksal emniyeti de içermektedir. Bu çalışma, Türkiye'de kişi özgürlüğüne yönelik yargısal denetim mekanizmalarını AİHM standartları ışığında analiz etmektedir. Çalışmada doktriner analiz ile ulusal ve uluslararası güncel yargı içtihatlarının incelenmesi yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışmanın temel argümanı; Türk hukukunun normatif düzeyde AİHS m. 5 ile büyük ölçüde uyumlu olduğu, ancak denetim mekanizmalarındaki bazı yapısal uygulama sorunlarının ve yargı organları arasında gözlemlenen standart farklılaşmasının bu uyumun fiiliyatta tam olarak tesis edilmesini güçleştirdiğidir. Nitekim uygulamada ortaya çıkan bu kırılma, özellikle alt mahkemelerin Anayasa Mahkemesi kararları karşısındaki dirençli tutumu ve m. 18 (kısıtlamaların amaç dışı uygulanması yasağı) bağlamındaki değerlendirmeler üzerinden, bireysel başvuru yolunun etkinliği ve hukuki güvenlik ilkesi açısından doktrinel tartışmaları derinleştirmektedir. Öte yandan Sulh Ceza Hakimliklerindeki yatay itiraz usulünün bağımsızlık boyutu ile tutukluluk incelemelerinde silahların eşitliği ilkesinin uygulanma biçimi de yapısal sorunlar arasında yer almaktadır. Çalışma, bu durumun aşılabilmesi için salt mevzuat düzenlemelerinin ötesinde, yargısal kültür düzeyinde bir uyumun güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sonuçlanmaktadır.