AI Summary & Key Takeaways
AI InsightAccurate histopathological diagnosis and differentiation of PG are crucial for preventing postoperative recurrence following surgical excision.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Objective:Pyogenic granuloma (PG) is a benign, reactive inflammatory hyperplasia of the oral mucosa that commonly develops secondary to trauma, hormonal alterations, or chronic irritation. The aim of this study was to retrospectively evaluate the demographic, clinical, and histopathological characteristics of oral PG cases diagnosed over a 10-year period. Materials and Methods: In this retrospective cross-sectional study, a total of 214 cases diagnosed as PG between 2010 and 2020 in the archives of the Department of Oral Pathology, Faculty of Dentistry, Dicle University, were examined. For each case, data regarding age, sex, lesion location, and clinical presentation were recorded. Statistical analysis was performed using SPSS version 25.0. The Chi-square test was applied for categorical variables, while the Shapiro–Wilk test was used to assess the normality of continuous variables. Depending on the distribution, either the independent samples t-test or the Mann–Whitney U test was used. A p-value of 0.05). Clinically, most lesions (74.2%) were pedunculated. Histopathologically, prominent inflammatory cell infiltration, dilated capillary vessels, and surface ulceration were the most common findings. Conclusion:Oral pyogenic granuloma is a reactive vascular lesion that occurs more frequently in females and is predominantly localized in the maxillary posterior region. Hormonal influences, traumatic factors, and local irritation are thought to act synergistically in its pathogenesis. Accurate histopathological diagnosis and differentiation of PG are crucial for preventing postoperative recurrence following surgical excision.
Özet
Amaç: Piyojenik granülom (PG), ağız mukozasında sıklıkla travma, hormonal değişiklikler ve kronik irritasyon sonucu gelişen benign karakterli, reaktif inflamatuar hiperplazidir. Bu çalışmanın amacı, 10 yıllık süre içerisinde tanı konulan oral PG olgularının demografik, klinik ve histopatolojik özelliklerini retrospektif olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmada, 2010–2020 yılları arasında Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Patoloji arşivinde PG tanısı almış toplam 214 olgu incelendi. Her olgu için yaş, cinsiyet, lezyonun lokalizasyonu ve klinik görünümü değerlendirildi. Elde edilen veriler SPSS 25.0 yazılımı kullanılarak analiz edildi; kategorik değişkenler için Ki-kare testi, sürekli değişkenler için Shapiro–Wilk testi ve parametrik uygunluk durumuna göre t-testi veya Mann–Whitney U testi uygulandı. Anlamlılık düzeyi p 0.05). Klinik olarak lezyonların çoğu (%74.2) pediküllü yapıdaydı. Histopatolojik olarak yoğun inflamatuar hücre infiltrasyonu, dilate kapiller damar yapıları ve yüzeyel ülserasyon en sık gözlenen özelliklerdi. Sonuç: Oral piyojenik granülom, kadınlarda daha sık görülen ve çoğunlukla maksilla posterior bölgede lokalize olan reaktif bir vasküler lezyondur. Hormonal etkiler, travmatik faktörler ve lokal irritasyon etkenlerinin birlikte rol oynadığı düşünülmektedir. PG olgularının doğru tanısı ve ayırıcı tanısının histopatolojik olarak yapılması, cerrahi eksizyon sonrası nükslerin önlenmesi açısından klinik önem taşımaktadır.