AI Summary & Key Takeaways
AI InsightOverall, gender representations conveyed through interstitial and rewarded ads were found to reinforce stereotypical norms surrounding male and female roles, suggesting that such advertising content may contribute to the reproduction-rather than the transformation-of children’s gender perceptions and identity development.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
The growing global use of mobile devices has led to the industrialization of mobile games. This transformation has turned games from mere entertainment tools into profit-driven digital platforms where advertising and marketing strategies are intensively employed. Today, mobile application stores-accessible to users of all ages-facilitate the dissemination of diverse content, particularly through games targeting children and young audiences. This situation necessitates a critical discussion of the potential impacts of the visual and verbal messages conveyed. This study examines, from a gender perspective, the advertising content embedded in mobile games explicitly labeled as suitable for children and classified under PEGI 3. Drawing on findings obtained through qualitative data analysis using MAXQDA, male representations were predominantly depicted as strong, independent, and achievement-oriented, whereas female representations were largely centered on physical appearance, emotionality, passivity, or sexualization. Victimized women were associated with dirtiness and neglect, while elegant and well-groomed women were linked to bullying or the “other woman” stereotype. The advertisements frequently contained derogatory and verbally abusive expressions toward women and made extensive use of sexualized visual symbols and icons. Another notable finding was that many advertisements displayed within PEGI 3 games promoted PEGI 12-rated games, thereby increasing children’s exposure to age-inappropriate content and revealing inconsistencies between advertising materials and age classifications. Overall, gender representations conveyed through interstitial and rewarded ads were found to reinforce stereotypical norms surrounding male and female roles, suggesting that such advertising content may contribute to the reproduction-rather than the transformation-of children’s gender perceptions and identity development.
Özet
Dünya üzerinde artan mobil cihaz kullanımı mobil oyunların endüstrileşmesini sağlamıştır. Bu endüstrileşme, oyunları eğlence aracı olmaktan çıkararak reklam ve pazarlama stratejilerinin yoğun biçimde uygulandığı kâr odaklı dijital platformlara dönüştürmüştür. Günümüzde her yaştan kişiye ulaşan mobil uygulama mağazaları, özellikle çocuk ve genç kullanıcıları hedefleyen oyunlar aracılığıyla çeşitli içeriklerin yayılmasına olanak tanımakta ve bu durum, sunulan görsel ve sözel mesajların olası etkilerini tartışmayı gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, çocuklara yönelik olduğu belirtilen ve PEGI 3 yaş sınıflandırmasıyla tanımlanan mobil oyunlar içerisinde karşılaşılan reklam içerikleri hem sözsel hem de görüntüsel açıdan toplumsal cinsiyet kapsamında incelenmiştir. Nitel veri analizi yazılımı Maxqda’dan elde edilen bulgular ışığında, erkek temsiller çoğunlukla güçlü, bağımsız ve başarı odaklı figürler olarak sunulurken; kadın temsillerin daha çok dış görünüşe odaklanan, duygusal, pasif ya da cinselleştirilmiş biçimlerde sunulduğu; mağdur kadınlar kirlilik ve bakımsızlıkla ilişkilendirilirken, şık ve bakımlı kadınların da zorbalıkla ve ikinci kadın olmakla ilişkilendirildiği; büyük oranda kadına yönelik aşağılayıcı ve sözlü şiddet söylemleri barındırdığı; cinsellik içeren görsel sembol ve ikonların sıklıkla kullanıldığı tespit edilmiştir. Öne çıkan bir diğer durum ise, PEGI 3 yaş grubuna yönelik oyunlarda yayınlanan reklamların, hedef yaş grubundan daha büyük olan PEGI 12 sınıflamasına dahil oyunlara ait olmasıdır. Bu durum, çocukların yaşlarına uygun olmayan reklamlarla karşılaşma olasılığını artırmakta ve reklam içeriklerinin yaş sınıflandırmalarıyla uyum sorununu ortaya koymaktadır. Özellikle geçiş reklamları ve ödül reklamları aracılığıyla sunulan cinsiyet temsillerinin kadın ve erkek rollerine ilişkin kalıplaşmış normları pekiştirdiği; bu durumun ise çocuk kullanıcıların toplumsal cinsiyet algıları ve kimlik gelişimleri üzerinde dönüştürücü değil yeniden üretici bir etki yaratabileceği öngörülmektedir.