AI Summary & Key Takeaways
AI InsightSpecifically, the incorporation of digital-based educational strategies and evidence-informed practices can enhance students’ knowledge and awareness, foster positive attitudes, alleviate climate-related anxiety, and strengthen their capacity to assume active roles in environmental stewardship.
📌 3 Key Takeaways
Abstract
Climate change represents one of the most urgent global health challenges of the 21st century, posing a multidimensional threat that directly and indirectly undermines the well-being of individuals, communities, and healthcare systems. In this context, the perceptions of nursing students—future frontline health advocates—are pivotal. Their knowledge, awareness, attitudes, and concerns regarding climate change constitute critical determinants that may shape both their professional responsibilities and the broader health outcomes of the populations they serve. This traditional review synthesizes current literature on nursing students’ perceptions of climate change. Evidence indicates that while students possess foundational knowledge about the health impacts of climate change, they remain inadequately informed about sustainability, institutional responsibilities, and their professional roles in mitigating environmental risks. Students generally exhibit an optimistic outlook; however, moderate levels of concern are prevalent, often translating into limited behavioral change. The literature highlights the urgent need to restructure nursing education to comprehensively integrate climate change and environmental health content. Specifically, the incorporation of digital-based educational strategies and evidence-informed practices can enhance students’ knowledge and awareness, foster positive attitudes, alleviate climate-related anxiety, and strengthen their capacity to assume active roles in environmental stewardship.
Özet
İklim değişikliği, 21. yüzyılın en acil küresel sağlık sorunlarından biri olarak, bireylerin, toplumların ve sağlık sistemlerinin refahını doğrudan ve dolaylı olarak tehdit eden çok boyutlu bir kriz oluşturmaktadır. Bu bağlamda, geleceğin ön saflarda sağlık savunuculuğu yapacak hemşirelik öğrencilerinin algısı kritik bir öneme sahiptir. Hemşirelik öğrencilerinin iklim değişikliği konusundaki bilgi, farkındalık, tutum ve kaygı düzeyleri hem mesleki sorumluluklarını hem de hizmet sundukları toplulukların sağlık sonuçlarını şekillendiren önemli belirleyiciler arasında yer almaktadır. Bu geleneksel derleme, hemşirelik öğrencilerinin iklim değişikliğine yönelik algılarını inceleyen güncel literatürü değerlendirmektedir. Bulgular, öğrencilerin iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerine dair temel bilgiye sahip olduklarını; ancak sürdürülebilirlik, kurumsal sorumluluklar ve mesleki roller konusunda yetersiz kaldıklarını göstermektedir. Öğrencilerin genel olarak umutlu bir bakış açısına sahip oldukları, ancak orta düzeyde kaygı yaşadıkları ve bu kaygının davranış değişikliklerine sınırlı ölçüde yansıdığı görülmektedir. Literatür, hemşirelik eğitim programlarının iklim değişikliği ve çevresel sağlık konularını kapsayacak şekilde yeniden yapılandırılmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Özellikle dijital tabanlı eğitimler ve kanıta dayalı uygulamaların entegrasyonu, öğrencilerin bilgi ve farkındalık düzeylerini artırarak olumlu tutum geliştirmelerine, kaygılarını yönetmelerine ve çevresel sorumluluklarını daha etkin bir biçimde üstlenmelerine katkı sağlayabilir.